SAYISI: K-2021/108065

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı ...Ş. yönünden başvurunun reddine, davalı ...Ş. yönünden başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Koru Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile, davalı ...Ş. tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olan araç ile bisiklet sürücüsü olan davacının 05.04.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve %100 malul kaldığını, maluliyeti nedeniyle sürekli bakıma muhtaç ... geldiğini, müvekkilinin bakıcı gideri zararı hesaplandığında ZMSS limitini aşacağını, aşan kısımda ihtiyarı mali sorumluluk sigortacısının sorumlu olduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 45.000,00 TL bakıcı giderinin Koru Sigorta A.Ş.'den, 45.000,00 TL bakıcı giderinin Sompo Sigorta A.Ş.'den sıralı sorumluluk ilkesi gereğince tahsilini talep etmiştir.

1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; aynı kaza sebebiyle davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sırasında sulh olunduğunu ve müvekkili tarafından ödeme yapılarak poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini, belirsiz alacak davası açılmasının usul kurallarına aykırı olduğunu, dosyaya sunulan raporun ilgili yönetmeliğe aykırı düzenlenmesi nedeniyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, aksi halde davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu veya Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş hastaneler tarafından tespit edilmesi gerektiğini, poliçe gereğince müvekkilinin bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, sigortalının kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Sompo Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; aynı kazaya ilişkin davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu dosyada davacının tüm maddi zararının Koru Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması nedeniyle davadan feragat edildiğini, kesin hükme rağmen yeniden bakıcı gideri talep edilmesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında hükmedilen tüm manevi tazminatların müvekkillerince ödendiğini ve davacı tarafından ibraname imzalandığını, müvekkilinin poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, kaza ile zarar arasında illiyet bağı olmadığını, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince müvekkilinin ZMSS limitini aşan maddi zarardan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücünün kusuru olmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı olarak alınan maluliyet raporunun kabulünün mümkün olmadığını, net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının bisiklet sürdüğü sırada kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ...Ş. tarafından 19.01.2016 tarihinde sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan ödemenin yapıldığı ve davacı vekili tarafından da ibraname imzalandığı, 2918 sayılı KTK'nın 111 inci maddesinde belirlenen 2 yıllık hak düşürücü geçtikten sonra dava açıldığından Koru Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan Sompo Sigorta A.Ş. yönünden olay tarihi itibarıyla PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının karşılanmamış bakıcı giderinin 288.639,00 TL olarak belirlendiği, davalı ...Ş.'nin poliçe limitinin 85.000,00 TL olduğu, bu limitin 15.000,00 TL'sinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 Esas sayılı dosyasında manevi tazminat olarak ödendiği, kalan poliçe limitinin 70.000 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...Ş. yönünden başvurunun reddine, davalı ...Ş. yönünden başvurunun kabulü ile 45.000 TL sürekli bakıcı giderinin davalı ...Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri

1. Davacı vekili, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyasının sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talepli olarak açıldığını, söz konusu davada bakıcı giderine ilişkin talep ve tespitin yer almadığını, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumunun 02.11.2015 tarihli raporunda müvekkilin sürekli bakıcıya muhtaç olduğuna ilişkin tespitte bulunulmadığını, maluliyet raporu alındıktan sonra da sulh olunduğunu, sigorta şirketine bağlı olarak çalışan aktüer tarafından düzenlenen raporun resmi evrak olarak kabul edilemeyeceğini, gerek ibranamede gerek İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yargılama sırasında bakıcı giderinden söz edilmediğini, ödemenin bakıcı giderine ilişkin olduğu iddiasının kötüniyetli olduğunu, yargılama sırasında alınan maluliyet raporunda bakıcı ihtiyacına ilişkin bir tespit yer almadığından bakıcı gideri hakkının henüz doğmadığını ve doğmamış haktan feragat edilemeyeceğini, davalı ...Ş. tarafından yapılan ödemenin tamamının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ...Ş. vekili; dava konusu uyuşmazlığın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyasında karara bağlandığını, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu dosyada davacının tüm maddi zararının Koru Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması nedeniyle davadan feragat edildiğini, kesin hükme rağmen yeniden bakıcı gideri talep edilmesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının maddi tazminata ilişkin tüm haklarından feragat etmesi nedeniyle müvekkilinden de tazminat talep edemeyeceğini, müvekkilinin ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitini aşan kısımdan sorumlu olduğunu, davalı ...Ş. tarafından yapılan ödeme üzerinde davacının ödenen tutar haricinde limit kadar zararından feragat ettiğini, davacının limitin altında ödeme alarak zorunlu mali sorumluluk sigortacısını ibra ettikten sonra ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak şekilde bakiye tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının bisiklet kullanırken kask takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca aile içi yardımlaşma nedeniyle de indirim uygulandığında davacının zararının zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti içerisinde kalacağını, aile içi yardımlaşma nedeniyle belirlenen bakıcı giderinden en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davacı vekili tavzih dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında temerrüt tarihi yazılmamış olması nedeniyle hükmün tavzihini talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...davacı vekili tarafından davalı ...Ş. ile sulh olunması üzerine düzenlenen ibranamede bakım giderinden de feragat edildiği, KTK'nın 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü sürenin başvuru tarihi itibarıyla geçirilmesi nedeniyle Koru Sigorta A.Ş. yönünden başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı ...Ş. ile davacı arasında arasında imzalanan ibranamenin İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyası ile ilgili olduğundan yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince müterafik kusur indiriminin gözetildiği, aile bireylerine bakım yükümlülüğü yüklenemeyeceğinden indirim yapılmasının mümkün olmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı başvuru dilekçesinde faiz talep etmediğinden Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararından temerrüt tarihi ile ilgili belirleme yapılmamasında isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davacı vekili ile davalı ...Ş.'nin itirazları ile davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacı vekili; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ...Ş. vekili, dava konusu uyuşmazlığın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyasında karara bağlandığını, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu dosyada davacının tüm maddi zararının Koru Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması nedeniyle davadan feragat edildiğini, kesin hükme rağmen yeniden bakıcı gideri talep edilmesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, ihtiyari mali sorumluluk teminatının zorunlu mali sorumluluk sigortasının devamı niteliğinde olduğunu, bu sigorta poliçeleri arasında sıralı sorumluluk öngörüldüğünü, müvekkilinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dahilinde olan ve teminat limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, davacı tarafın zararlarının ödeme ve ibra tarihi itibarıyla teminat limitleri dahilinde kalıp kalmadığının tespiti gerektiğini, tarafların diğer borçluların hukuki durumunu ağırlaştıran anlaşmalar yapmalarının mümkün olmadığını, ibraname tarihi itibarıyla hesaplanacak davacının zararlarının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri içerisinde kaldığından müvekkilinin sorumluluğu kalmadığını, davacının maddi tazminata ilişkin tüm haklarından feragat etmesi nedeniyle müvekkilinden de tazminat talep edemeyeceğini, davalı ...Ş. tarafından yapılan ödeme üzerine davacının ödenen tutar haricinde limit kadar zararından feragat ettiğini, davacının feragat ettiği bakıcı giderinin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinde ise müvekkilinden bakiye tazminat talep edilemeyeceğini, aksi halde davacının limitin altında ödeme alarak zorunlu mali sorumluluk sigortacısını ibra ettikten sonra ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak şekilde bakiye tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının bisiklet kullanırken kask takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ayrıca aile içi yardımlaşma nedeniyle de indirim uygulandığında davacının zararının zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti içerisinde kalacağını, aile içi yardımlaşma nedeniyle belirlenen bakıcı giderinden en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları araç ile davacının idaresindeki bisikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan bakıcı gideri istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, davalıların kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ve Koru Sigorta A.Ş. olduğu, Sompo Sigorta A.Ş.'nin davada ihbar olunan olarak yer aldığı, yargılama sırasında alınan maluliyet raporunda davacının %100 oranında malul olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine Koru Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 300.000,00 TL maddi tazminatın ödendiği ve 19.01.2016 tarihli ibraname imzalandığı, ibranamede kaza sebebiyle (her ne ad altında olursa olsun yaralanma, ölüm, bakım gideri, sakatlık, tedavi) poliçeden kaynaklı hak ve alacak kalmadığının belirtildiği, davacı vekilinin maddi tazminat isteminden feragat etmesi üzerine mahkemece 26.05.2016 tarihli 2016/476 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği, manevi tazminata ilişkin icra takibi başlatılması üzerine ihbar olunan Sompo Sigorta A.Ş. tarafından davacıya ödeme yapıldığı ve ibraname imzalandığı anlaşılmaktadır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.

Somut olayda, aynı kazaya ilişkin davacı tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/136 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Bozma nedenine göre davacı vekili ile davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekili ile davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ile davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın hükmü veren İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Dosya kapsamından, davacı vekili tarafından imzalanan 19.01.2016 tarihli ibranamede Koru Sigorta A.Ş. bakımından kaza sebebiyle (her ne ad altında olursa olsun yaralanma, ölüm, bakım gideri, sakatlık, tedavi) poliçeden kaynaklı hak ve alacak kalmadığının belirtildiği; 31.08.2016 tarihli ibranamede ise Sompo Sigorta A.Ş. bakımından her türlü hak, dava ve alacaktan feragat edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. 19.01.2016 ve 31.08.2016 tarihli ibranameler ile davacının her ne ad altında olursa olsun tüm hak ve alacaklarından feragat ettiği anlaşıldığından feragat nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.