İLK DEREC MAHKEMESİ: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/2438 E., 2019/585 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'nin davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi olan kamyonu ile seyir halinde olduğunu, davalılar ...’nun yanında çocuk arabasında bulunan 2 yaşındaki ... ile yola aniden çıktığını, desteğin yayalara çarpmamak için ani manevra yaptığını, bu sırada beton bariyerlere çarparak hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri ile her bir davacı için şimdilik 1.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, davacılardan ... için 50.000,00 TL, ..., ... ve ... için 25.000,00’er TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... haricindeki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 143.602,63 TL'ye, ... için 17.075,25 TL'ye, ... için 31.747,06 TL'ye, Hümeyra için 45.578,73 TL'ye yükseltmiştir.

1.Davalı Davalı Güneş Sigorta vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın sigortalı araç sürücüsü olup tam kusuru bulunduğundan taleplerin teminat dışı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılardan ... ile ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 09.08.2018 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davalılardan ...'nun kazanın meydana gelmesinde %70 oranında, kamyon sürücüsü davacıların desteği ...'nin %30 oranında kusurlu olduğu, her ne kadar davacılardan ... tarafından cenaze giderine ilişkin talepte bulunulmuş ise de, Adana Büyükşehir Beldiye Başkanlığı ile yapılan yazışma sonucu belediye başkanlığınca cenaze defin ve naklinin bedelsiz olarak yapıldığının belirtilmesi karşısında cenaze giderine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, müteveffanın sürücülüğünü yaptığı aracın davalı Güneş Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (...) Poliçesi ile 23.05.2017-2018 başlama ve bitiş tarihlerini kapsar şekilde sigortalı olduğu, kazanın ise 14.05.2017 tarihinde meydana geldiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Genel Şartları uyarınca desteğin kusuruna denk gelen kısım yönünden davalı ... şirketinin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, kazaya kusuru ile dahili bulunan diğer davalı yayanın kusurundan dolayı davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı anlaşıldığından davalı ... şirketine karşı yöneltilen destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacılar tarafından davalı ...'a yönelik açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin incelemesinde, davanın ev başkanına yöneltilmeyip doğrudan doğruya küçük ...'a yöneltildiği, kaza tarihi itibari ile 2 yaşında olup yaya olarak karşıdan karşıya yanında diger davalı ... bulunduğu halde ve onun gözetiminde geçtiği sırada kusur raporuna göre %70 oranında kusuru bulunan davalı ...'ın haksız fiili ehliyeti bulunmadığı, anılan davalının aile başkanının aksine doğrudan tazmin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verildiği, davacılar tarafından davalı ... Kılıçoğluna yönelik açılan destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talebi yönünden, olayın meydana gelmesinde %70 oranında kusuru bulunan davalının aktüer bilirkişi tarafından her bir davacı yönünden hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu, davacıların uğradığı manevi tazminat yönünden de anılan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacılardan ... tarafından 1.000,00 TL değerli olarak açılan cenaze giderine ilişkin talebin reddine, davalı ...Ş.’ye (eski unvanı Güneş Sigorta A.Ş) karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davasının reddine, davalı ...’a karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davası ile manevi tazminat davasının reddine, davalı ...’na karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... için 143.602,63 TL, ... Sevdi için 17.075,25 TL, ... için 31.747,06 TL, ... için 45.578,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 14.05.2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan tahsiline, davalı ...’na karşı açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 20.000,00 TL, ... Sevdi için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 14.05.2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan tahsiline, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazasının tek taraflı olarak meydana gelmiş olduğundan hukuki değerlendirmenin bu yönde yapılması gerektiğini, araç maliki sıfatını haiz olmayıp yine araç maliki olmayan araç sürücüsü ...'nin tek taraflı trafik kazası nedeniyle hayatını kaybetmiş olması nedeniyle desteklerinden mahrum kaldıklarını, dolayısıyla sigorta şirketine karşı yöneltilmiş olan haklı davalarının İlk Derece Mahkemesince reddedilmiş olmasında hukuka uygunluk bulunmadığını, davalı Güneş Sigorta A.Ş.'nin tazminat yükümlüsü olduğunu, araç maliki/işleteninin kendi kusurundan kaynaklanmayan kısma denk düşen zararları tazmin etme yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkillerinin, sigorta şirketine karşı üçüncü kişi konumunda bulunmadığını, dolayısıyla sigorta şirketinin, müvekkillere karşı tazminat yükümlülüğü altında bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin desteklerinin vefatı ile uğramış oldukları zararını tazmin edememiş, mağduriyetlerini giderememiş olduklarını, sigorta şirketinin bu kazada tazminat yükümlülüğünün bulunmadığının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda; 05.05.2017 günü saat 18: 00 sıralarında destek ... sevk ve idaresindeki 01 ERB 22 plakalı kamyon ile Turhan Cemal Beriker Bulvarını takiben Optimum kavşağı istikametinden gelip Müze Kavşağı istikametine seyir halinde iken Merkez Camii önü yon yol ve tünel girişine yaklaştığında davalı çocuk ... ile birlikte orta refüj demir parmaklıklar istikametine yürüyen (yaya) davalı ...’na çarpmamak için yaptığı manevra sonucunda oluşan trafik kazasında dava konusu yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiği ve istinaf konusu olmayan trafikçi Bilirkişi Bayram Yıldırım tarafından düzenlenen 09.08.2018 tarihli kusur raporunda davalı yaya ...’nun %70 (yüzde yetmiş) oranında; 01 ERB 22 plakalı kamyon sürücüsü destek ...’nin ise %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ancak, davacılar tarafından davalı Güneş Sigorta AŞ'ye karşı açılan destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat talepleri ile ilgili olarak davalı Güneş Sigorta AŞ tarafından müteveffanın sürücülüğünü yaptığı 01 ERB 22 plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile 23.05.2017-2018 başlama ve bitiş tarihlerini kapsar şekilde olduğu, kazanın ise 14.05.2017 tarihinde meydana geldiği 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... genel şartlarının A.5. maddesinin (ç) bendi, A.6. maddesinin (c) bendi ve (d) bendinde göre “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayıldığı, desteğin kusuruna denk gelen kısım yönü ile sigorta şirketinin tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, başka bir anlatımla artık davalı Güneş Sigorta AŞ'nin 2918 sayılı KTK'nun 91/1 maddesi gereği destek ... kusurundan sorumlu olmadığı, buna bağlı olarak kazaya kusuru ile dahili bulunan diger davalı yayanın kusurundan dolayı müşterek ve müteselsil sorumluğu da kalmadığı anlaşıldığından, sigorta şirketine karşı yöneltilen destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davalı yayaların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat ve cenaze gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Davacılar vekilinin ıslah dilekçesinin incelenmesinde maddi tazminata ilişkin taleplerini davacılardan ... için 17.075,25 TL'ye, ... için 31.747,06 TL'ye, ... için 45.578,73 TL'ye yükselttikleri, söz konusu miktarların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince davacılardan ... için 17.075,25 TL, ... için 31.747,06 TL, ... için 45.578,73 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, davalı ... yönünden söz konusu taleplerin reddine karar verildiği, davacıların karara karşı istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği, davacıların kararı söz konusu miktarlar yönünden davalı ... şirketinin de sorumlu tutulması hususunda temyiz ettikleri anlaşılmıştır.

Şu durumda dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... için 17.075,25 TL, ... için 31.747,06 TL, ... için 45.578,73 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacılar ..., ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.