Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan babaları ...'in üzerinde 4 katlı bina bulunan dava konusu ... parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde davalı kızına temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali-tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazın satışında muvazaa bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.04.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılardan ... ve vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan babaları ...'in üzerinde 4 katlı bina bulunan dava konusu ... parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde davalı kızına temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali-tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazın satışında muvazaa bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de, dosya içeriği ve toplanan deliler ile mirasbırakan ...'in dava konusu ... parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde davalı kızına temlik ettiği saptanarak davanın kabulüne karar verilmesinde ve keşfen saptanan değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, yargılama sırasında keşfen saptanan değer üzerinden noksan harç ikmal edilmediğinden, dava dilekçesinde gösterilen 10.000,00 TL değer üzerinden davacılar yararına vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından; mahkeme kararının hüküm kısmının 4. bendinin "Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesine göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine," şeklinde düzeltilmesine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi - E. 2016/2247 - K. 2019/2693
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 1. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/2247 |
| Karar No | 2019/2693 |
| Karar Tarihi | 16.04.2019 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"