Mahkûmiyet, müsadere

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bayat Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça konu yerde bulunan taşınmazların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi

gereğince müsaderesine, yine aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.01.2021 tarihli ve 2016/138761 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanığın temyiz sebepleri; orman alanında işgal ve faydalanma suçunu işlemediğine, babasından miras kalan mal olduğuna, henüz kadastro geçmediğine ve bu yıl içinde geçeceğine, hiçbir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşıldığına, hakkında takdiri indirimlerin uygulanmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1.20.11.2014 tarihinde Pancarlık Köyü muhtarı ...'ün Bayat Cumhuriyet Başsavcılığına, sanığın 383 nolu bölmede izinsiz olarak daha önceden baraka şeklinde düzenlemiş olduğu inşaatı yenileyerek betondan duvar örmek suretiyle işgal ettiğini belirtir şikayet dilekçesine istinaden yapılan incelemede, sanığın işgale devam ettiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki savunmasında, suça konu yerin babasından kaldığını, babası yaşlandıktan sonra kendisi tarafından kullanıldığını, muhtarla aralarındaki siyasi çekişmeden dolayı şikayet ettiğini, suçsuz olduğunu savunmuştur.

3.Temyiz incelemesine konu dava dosyasında mahkemece fen, orman ve ziraat mühendisi bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapıldığı, buna göre fen bilirkişi raporunda işgal edilen alanın 1362,73 m2 ve kadastro tespiti yapılmamış tescil harici orman alanı içinde olduğunun, orman bilirkişi raporunda da suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

4.Suça konu yerde yapılan ve mahalli bilirkişilerin de dinlenildiği keşif tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bayat Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.