Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1- Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, CMK'nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE,

2- Sanıklar ..., ..., ...hakkında 22/01/2006 tarihli hırsızlık eylemi ile ilgili kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

3- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 14/02/2006 tarihli hırsızlık eylemleri nedeni ile kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Olay yeri inceleme raporuna, katılan kurumun yazılarına ve alınan beyanlara göre sanıkların olay tarihinde telefon direklerinden indirdikleri kabloları, çalamadan olay yerinde bırakarak kaçtıklarının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin 1 nolu bozma düşüncesine katılınmamış; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 142/1-b 143. ve 35. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 11 ay 20 gün hapis cezası yerine yerine hesap hatası sonucu 10 ay 50 gün hapis cezasına hükmedilmesi sonraki uygulamanın doğru olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık ... hakkında 14/02/2006 tarihinde gerçekleşen hırsızlık eylemi nedeniyle hüküm fıkrasının 9-16 bentlerinde mahkumiyet hükmü kurulduğu halde, aynı eylem nedeniyle bu kez hüküm fıkrasının 30-36 bentlerinde yeniden mahkumiyet hükmü kurulması,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., .., ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının 30 ile 36 numaralı bentler arasındaki mahkumiyet hükmünün hüküm fıkrasında çıkartılmasına; yine hüküm fıkrasının 50. nolu bendinin hükümden çıkartılmasına yerine "hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince 1.320 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılan kuruma verilmesine" cümlesinin eklenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.