Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında kasten bina çökmesine, ... kaymasına, çiğ düşmesine, ... veya taşkına neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2. Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten bina çökmesine, ... kaymasına, çiğ düşmesine, ... veya taşkına neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğuna, hüküm kurmaya elverişli olmadığına, suça konu iş yerinde hasar oluştuğuna, sanığın gerekli tedbirleri almayarak bu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğine yöneliktir.

1. Dava konusu olay, katılanın depo olarak kullandığı iş yerinin üst kısmında iş yeri bulunan sanığın gerekli önlemleri almaması nedeniyle iş yerinde meydana gelen kaza sonucunda katılana ait iş yerinin tavan kısmından parça düşmesi nedeniyle genel güvenliği tehlikeye soktuğu iddiasına ilişkindir.

2. Dava konusu yerde Mahkeme tarafından uzman bilirkişi refakatinde 08.01.2016 tarihinde keşif icra edilmiştir.
3. 24.02.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda, sanığa ait iş yerinde aracın tekerleğinin kırılması sonucu zemin kısmında ... bir hasar meydana geldiğinin, kaza sonucu binanın çökme tehlikesinin oluşmadığının, tavandan beton parçası düşmesinin katılan şirkette kaza oluşumuna sebebiyet verdiğinin, hasarın sanık tarafından onarılması neticesinde de iş ve ... güvenliğini tehdit eden tehlikenin ortadan kalktığının, olayın öngörülebilir olduğunun ve sanık tarafından hasar giderildiğinden kusur dağılımı yapılmadığının, kazanın meydana gelmesinde kimsenin kasıt unsur ve davranışının bulunmadığının belirtildiği tespit edilmiştir.

1. 5237 sayılı Kanun'un 170 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer ... suçun oluşabilmesi için bina çökmesine neden olan kişiden, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bina çökme tehlikesine neden olan kişiden bahsedilmektedir.

2. Dava konusu olayda, sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde yük taşımaya yarayan aracın tekerleğinin kopması sonucunda yüklerin düşmesi nedeniyle alt katta bulunan katılana ait deponun tavan kısmında bir parçanın düştüğünün belirtildiği tespit edilmiştir.

3. Alınan bilirkişi raporunda, bu parçanın bina çökme tehlikesine sebebiyet vermeyeceği belirtilmiş olduğundan mahkemenin kararında hukuka aykırılık tespit edilmemiş olup, söz konusu bilirkişi raporu incelendiğinde, raporda bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirlendiğinden katılan vekilinin bu yöndeki temyiz sebebleri yerinde görülmemiştir.

4. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.