Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.11.2015 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat alınan aracın, davacılar desteği olan yaya ... 'e çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini, araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya 24.11.2020 tarihinde yapılan başvuru üzerine 145.953,04 TL ödeme yapıldığını, ancak bu miktarın eksik olması nedeniyle davalıya 11.12.2020 tarihinde yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ve baba için 2.500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.05.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı anne için 101.721,09 TL ve davacı baba için 42.325,87 TL olmak üzere toplam 144.046,96 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, davacı yana yapılan ödeme ile poliçeden kaynaklı sorumluluğun yerine getirildiğini, elde edilen kazanımların belirlenmesi ve tazminattan tenzili gerektiğini, yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalının araç sürücüsünün %75 kusuruna göre davacı yana ödeme yaptığı, soruşturma dosyasında alınan 01.12.2015 tarihli ve ceza davasında Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinin 12.02.2016 tarihli kusur raporunda araç sürücüsünün asli ve müteveffanın tali kusurlu bulunduğu, hesap raporunun hükme esas alındığı, davalının yaptığı kısmi ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, yasal faize hükmedildiği gerekçesiyle başvurunu kabulü ile davacı baba için 42.325,87 TL ve davacı anne için 101.721,09 TL olmak üzere toplam 144.046,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, yapılan ödemenin yeterli olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, yeni bir kusur raporu alınmasını, müteveffanın destek olduğu diğer kişiler araştırılmadan karar verildiğini, rapordaki hesap yönteminin hatalı olduğunu, elde edilen kazanımların hesaplanan tazminattan tenzili gerektiğini, davacılar için ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin hakkaniyetli olmadığını, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölüm nedeniyle kaza tarihi dikkate alındığında 15 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin dolmadığı, alınan aktüer raporunda yapılan ödemenin yetersiz olduğunun belirlendiği, hesaplanan tazminattan desteğin %25 kusuru nazara alınarak indirim yapıldığı, davalının da bu kusur oranı üzerinden ödeme yaptığı, dosya kapsamındaki nüfus kayıt örneğine göre desteğin bekar olduğu ve anne babasının hayatta olduğu, Yargıtay içtihatları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, tam vekalet ücretine ve ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararı karşı itiraz başvurusunda bildirdiği sebeplere ilaveten desteğin davacılara destek olduğunun ispatı gerektiğini, desteğin emniyet kemerinin takılıp olup olmadığı kaza tespit tutanağında tespit edilmemiş olup müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacılar desteği yayaya çarpması sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle itiraz aşamasında ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, kaldı ki davacılar desteği yaya olup emniyet kemeri yönünden müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik itirazın yerinde olmamasına, küçük yaşta ölen çocuğun anne babasının farazi desteği olarak kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 5.2. bendinde yer alan "6.302,36 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin ve "13.613,50 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.