Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.06.2016 tarihinde davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı yolcunun yaralandığını, malul kaldığını, iddia ederek, bedensel zarara uğraması nedeniyle açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6704 sayılı Kanun kapsamında trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin zararlarının tazmini için öncelikle sigorta şirketine başvurmaları gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, bu şekilde başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranın da Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezliğin poliçe kapsamında olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, tedavi giderlerinin de poliçe kapsamından çıkarıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece aldırılan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin sürekli maluliyete uğradığını, dava dilekçelerinde sadece kalıcı iş göremezlikten kaynaklı tazminat talep etmediklerini, geçici iş göremezlik taleplerinin de bulunduğunu, mahkemece geçici yönünden talepleri yokmuş gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca mahkemece bu konuda kendilerine açıklama yapmaları için süre verilmediğini belirterek usul ve yasaya aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin, "...dosya içerisinde bulunan ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenmiş ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile kaza tarihindeki mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlanmıştır. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan maluliyet belirlenmesine ilişkin yönetmelik hükümleri dikkate alınarak Adli Tıp Kurumunca davacının kazadan sonraki tüm tedavi evrakları, hastane kayıtları incelenmiş ve gelişen süreçte davacının yeni tarihli film ve grafileri incelenmek sureti ile düzenlenmesi ve Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları ve Dairenin bu içtihatlar ile uyumlu kararları gereğince yaşı küçük olan herhangi bir yerden geliri bulunmayan çocuklar lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilemeyeceği " gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenmesi gerekirken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesinin hatalı olduğunu, bu yönetmeliğe göre maluliyet belirlendikten sonra fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmaları nedeniyle PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre hesap yapılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında malul kaldığını iddia eden yolcunun karşı araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49,50,51,52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'un 85 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacıda maluliyet tespit edilememesine göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.