İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/132- 2018/222 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/1323- 2018/1321 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olduğu, sanığın ByLock kullanmadığı ve tanık beyanlarının doğru olmadığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mahkemede alınan savunmasında 2009-2012 yılları arasına Zonguldak ANA Fen Dershanesinde çalıştığı, 2012 yılında Bandırma Körfez Dershanesinde, bir yıl da aynı ilçedeki Zümrüt Kolejinde çalıştığını bu kolejden kendi isteğiyle ayrıldığını çeşitli kurumlara CV bıraktığını ancak 17-25 Aralık olayları nedeniyle iş bulmakta zorlandığını daha sonra Bursa da bulunan İlkbahar Kolejinde çalışmaya başladığını bu okulda da 2016 Haziran ayına kadar çalıştığını bu kurumlarda geçimini sağlamak için çalıştığını, ByLock veya Eagle yüklemediğini, Bank Asyadaki hesabının maaş hesabı olduğunu, bu bankaya destek amacıyla para yatırmadığını, terör örgütüne üye olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği,
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında sanığın adına kayıtlı 0505 (...) (..) (..) numaralı hatla ve 93905 ID numarası "cenagevrg" kullanıcı adıyla, ilk log tarihi 10.11.2014 ve son online tarihi 11.12.2014 olacak şekilde ByLock kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Sanığa ByLock tespit tutanağındaki isimler sorulduğunda: H.H.T.'yu tanıdığını, A.K. öğrencisinin velisi olduğunu, B.B.'ü tanıdığını, Y.T.'ı ismen tanımadığını, ismi okunan diğer kişileri tanımadığını beyan etmiştir.
Her ne kadar sanık V.K. mahkememizde alınan savunmasında ByLock programını hiç indirmediğini, kullanmadığını beyan etmiş ise de; 27.01.2017 tarihinde müdafi huzurunda alınan beyanında çalışmakta olduğu kurumun müdürü olan E.A. tarafından telefonuna ByLock yüklendiğini beyan ettiği, yine mahkememizde alınan savunmasında ByLock programı tespit edilen 0505 (...) (..) (..) numaralı hattı 2004 yılından bu yana kullandığını beyan ettiği hususları ve (ByLock) tespit ve değerlendirme tutanağı, BTK'dan mahkememize gönderilmiş olan CGNAT kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bu beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve sanığın bu konudaki beyanlarına itibar edilmemiştir.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin kriterlerinden biri de sözde örgüt yöneticisinin çağrısından sonra Bank Asyaya para yatırma veya yeni hesap açtırma eylemlerinin olup olmadığı hususudur.
Bank ... tarafından gönderilen sanık ve aile bireylerinin hesap hareketlerine ilişkin CD üzerinde bilirkişi N.P. tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05.12.2017 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, sanığın para yatırma ve destek işlemlerine rastlanıldığı görülmüştür.
Her ne kadar Yargıtay kararları ve bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında, şahsın Bank Asyada aktif hesabının olması başlı başına örgüt üyeliği için yeterli olmadığı yer alsa da; sanığın yalnızca örgüt üyeleri tarafından gizlice haberleşmek amacıyla kullanılan ByLock programına kullanmış olması, sanığın Bank Asyaya destek amacıyla para yatırması eylemleri de mahkememizce terör örgütü üyeliğinin delili sayılmıştır.
Sanığın savunmalarında da belirttiği üzere, 2009-2012 yılları arasına Zonguldak ANA Fen Dershanesinde çalıştığı, 2012 yılında Bandırma Körfez Dershanesinde, bir yıl da aynı ilçedeki Zümrüt Kolejinde çalıştığı, Bursa da bulunan İlkbahar Kolejinde çalıştığı bu okulda da 2016 Haziran ayına kadar çalıştığı ve bu kurumların FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan kurumlar olduğu sabittir.
Her ne kadar Yargıtay kararları ve bir kısım Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında, şahısların FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlarda çalışmış olmaları, sendika veya derneğe üye olmalarının örgüt üyeliği için yeterli olmadığı yer alsa da; sanığın dosya içerisinde yer alan diğer eylemleri de, yani sanığın yalnızca örgüt üyeleri tarafından gizlice haberleşmek amacıyla kullanılan ByLock programını kullanmış olması, bu programın konuşma içerikleri de dikkate alındığında, sanığın bu kurumlarda çalışmış olması da kanaatimizce delil sayılmıştır.
Tanık B.A.'nın 19.01.2018 tarihinde Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanında sanığın sohbet toplantılarına katıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, sanığın Bank Asyaya destek amacıyla para yatırdığına ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair dinlenen tanık E. A. ve tanık B.A.'nın beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli iletişim sistemi olan ByLock programını kullandığı, destek amacıyla Bank Asyaya para yatırdığı bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği sonucuna ulaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği;
Sanığın ByLock programını kullanmış olduğu 0505 (...) (..) (..) nolu hattı ile 93905 ID numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet kabul edileceği;
Sanığın örgüt liderinin Bank Asyaya yönelik talimatı doğrultusunda örgüte müzahir Bank Asyaya katılım hesapları açtığı anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve alınan bilirkişi raporu ile bu hususların sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,
Yine tanık beyanlarından sanığın örgütün sohbet adı altında düzenlediği örgütsel toplantılara katıldığı anlaşılmakla;
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/1323- 2018/1321 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.