Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.12.2012 günü davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, sürücünün ise vefat ettiğini, başvuruya rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalarak 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 1000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibarenn işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah yoluyla 239.395,70 TL'ye yüseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun zamanaşımından reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ileri sürerek başvurunun usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.

III. ... ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davacının eşi olan araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiği için hesaplanan toplam tazminat üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak "... talebin kısmen kabulü ile 191.444,00 TL'nin 29.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile başvurana ödenmesine..." karar verilmiş ve başvuran lehine nispi tarifeye göre belirlenen 21.851,00 TL vekalet ücreti verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, hesaplamanın hatalı olduğunu ve başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediğini ileri sürmüştür.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; ... kararının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

1. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde gösterilen nedenle davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile ... kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "21.851,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.370,20 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde gösterilen nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın, saklama kararını veren Mahkemeye gönderilmesine,

20.03.2023 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu olay, 02.12.2012 günü davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacı yaralanmış, sürücü ise vefat etmesi şeklinde gerçekleşmiştir; Davacı tarafından sigorta şirketine başvuru dilekçesi 14.12.2020 tarihli olup davalı ... şirketine başvuru evrakları teslim tarihi de 16.12.2020 tarihidir. Tahkime başvuru tarihi ise 11.01.2021 tarihi olup bu sürede 2918 sayılı Kanun’un 109/2. maddesi göndermesi nedeniyle TCK. 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için uygulama yeri bulan 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi de dolduğundan başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun 1. bentteki düşüncesine katılmıyorum.