Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akte aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında taşınmazın tahliye edildiğinden bahisle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın konusuz kalması durumunda dahi davada ispat yükü kendisine düşen taraf, davada haklı olduğunu ispatlamadıkça, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaktan kurtulamaz.
TMK'nun 6. maddesine göre Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı, davalının kira sözleşmesine aykırı şekilde kendisinden muvafakat almadan kiralananda, tamirat, onarım ve inşaat yaptığını ileri sürerek akde aykırılık nedeni ile dava açmış olup, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Tarafların kiralananın teslimine ilişkin düzenledikleri tutanakta davalının taşınmazda, onarım, tamirat ve inşaat yaptığına dair bir kabulü olmamasına, davacının yapılan tamirat onarım ve inşaatın ne olduğu konusunda beyanda bulunmamasına, alınan bilirkişi raporuyla da davacı dayandığı vakıaları ispat edemediğine göre konusuz kalan davada, davacı dava açmakta haklı olmadığından davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, davacı lehine hükmedilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazının kabülü ile, yukarıda açılanan nedenle hükmün HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.