Asıl davanın davacı, bağlanan emekli aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı Kurum ise, yersiz olarak ödenen aylıkların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
Asıl dava dosyası yönünden dava, davacı sigortalının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava dosyası yönünden ise dava, davacı/karşı davalı Kurumun davalı/karşı davacı sigortalının icra takibine karşı yöneltmiş olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile “davalı Kurumun 28/05/2001 tarih ve 2-5469-6100 sayılı Kurum işleminin iptaline,” ve birleşen dava yönünden “davanın reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 15/06/1983 tarihinde başlayan Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydına istinaden 22/03/1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, oda kaydının 28/04/1998 tarihinde sona erdiği, davacının 01/04/2000 tarihinden itibaren Bağ-Kur kapsamında yaşlılık aylığı almakta iken Kurumca oda kayıtlarında yapılan teftiş sonucunda davacının oda kaydına istinaden kazandığı sigortalılık süresinin iptaline karar verildiği, davalı Kurum tarafından iptal edilen yersiz aylıklarının tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, yargılama esnasında davalı Kurumun 24/02/2016 tarihli yazı cevabı ile “davacının iptal edilen Bağ-Kur sigortalılığına 6552 sayılı Yasanın 58. maddesi kapsamında geçerlilik sağlanarak iptal edilen yaşlılık aylığının davacıya kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlandığı”nın Mahkemeye bildirildiği anlaşılmaktadır.
11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58. maddesiyle 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. madde ile “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.” hükmü getirilmiştir.
Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Somut olayda, davacının 19/06/2001 tarihinde davasını açtığı, davalı Kurumdan alınan 24/02/2016 tarihli yazı cevabı ile 6552 sayılı Yasanın 58. maddesiyle 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. maddesi gereğince davacının iptal edilen Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı süresinin geçerli sayıldığının bildirildiği anlaşıldığından “konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken belirtilen gerekçeyle “davanın kabulüne,” şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.