Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ile katılan kurum arasında abonelik sözleşmesinin de bulunması karşısında, eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;

1-Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16.03.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresinde 01.01.2013 tarihinde işlediği ihbara konu Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/757 esas 2015/98 karar sayılı kararındaki mahkumiyetin TCK'nın 125/1 maddesinde tanımlanan hakaret ve 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçlarına ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilerek, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu,

2-Hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 14/01/2021 gün ve 2020/81 esas; 2021/4 karar sayılı kararı ile, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “...hükme bağlanmış...’’ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ün temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.