Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılan ...’a ait motosikletin, direksiyon kilidi ile kilitlediği yerden 24.10.2015 günü saat 17.30 ile saat 21.00 arasında çalınması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanığın 13.11.2015 günü motorsiklet ile birlikte yakalandığı, yapılan sorgusunda açık kimlik bilgilerini bilmediği bir kişiden motorsikleti aldığını söylediği, yerel mahkemece sanığın aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilerek eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgı sonucu, yerinde yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 7188 sayılı yasa ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının CMUK'un 326. maddesi uyarınca korunmasına, 14.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.