Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; 05.06.2012 gün 2012/6-616 Esas, 2012/218 karar sayılı yazısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/07/2012 tarihli kenar yazısı ile başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık ...'ın temyiz isteminin reddine ilişkin Dairemizin 10.02.2012 tarihli kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 tarih, 2012/6-616 esas ve 2012/218 sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek, sanık ...'ın 28/03/2008 tarihli eski hale getirme istemi konusunda karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla;

19/10/2007 tarihinde sanığın bilgisi dışında atanan savunmanının bulunduğu oturumda tefhim olunan karara karşı, sanık savunmanının temyiz yoluna başvurmadığı, kararın sanığa tebliğe çıkarılmadan temyiz edilmediği gerekçesiyle kesinleştirildiği, sanığın ... Cezaevinde kararı öğrenerek 28/03/2008 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ve eski hale getirme isteminde de bulunduğu, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğunun anlaşılması ve bilgisi dışında atanan zorunlu savunmanın yüzüne karşı verilen kararın sanık açısından hüküm doğurmayacağı dikkate alınarak, kararın öğrenildiği tarihin temyiz dilekçesinin verildiği tarih olarak ve buna bağlı olarak sanığın eski hale getirme talebi ve temyiz başvurusu kabul edilerek yapılan incelemede;

I- Sanık hakkında devlete ait mühürler ve damgalarla sair alametlerin taklidi suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın eylemleri 765 sayılı TCK'nın 333/1. maddesinde düzenlenen mühürde sahtecilik ve 765 sayılı TCK'nın 350/1. maddesinde düzenlenen ruhsatnamede sahtecilik suçlarını oluşturduğu halde, hakkında 765 sayılı TCK'nın 333/1,80. maddeleri ile uygulama yapılması kanuna aykırı ise de; eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 333/1 ve 350/1. maddesindeki suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 03.06.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Oluş ve dosya kapsamına göre, yakınanın aşamalarda, suça konu aracının kapı ve camlarını kilitleyip kilitlemediği hususunda herhangi bir beyanının alınmadığı anlaşılmakla; öncelikle yakınanın ayrıntılı olarak bilgisine başvurularak olay anında aracın kapı ve camlarının kapalı ve kilitli olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanıp; sanığın yakınana ait aracın kilidini taklit anahtar yahut sair aletle açarak aldığına ilişkin delil bulunmaması ve 27.10.2004 tarihli Oto Teşhis Takdiri ve Kıymet ve Teslim Tutanağında yakınana ait aracın tüm kilit sisteminin değiştirildiğinin tespit edilmesi karşısında; öncelikle olay tarihinde yakınanın aracının kapıları ve camlarını kilitleyerek usulüne uygun park edip etmediği saptanıp, kilitli ve kapalı ise 5237 sayılı Yasanın 142/1-b ve 765 sayılı TCK'nın 493/1; kapı ve camları açık ise 5237 sayılı TCK'nın 141/1. ve 765 sayılı TCK'nın 491/ilk maddesindeki suçun oluşacağı gözetilmeden, yazılı şekilde değerlendirme ile uygulama yapılması,

2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın 5237 sayılı Yasaya göre de suç oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26/11/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.