Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda mahkemece istinaf isteminin reddine yönelik verilen ek karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulması neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını belirterek bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, mahkemece istinaf karar harcının çıkarılan muhtıraya rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu kararın davacı vekilince istinaf edilmesi neticesinde istinaf mahkemesince davacı vekiline yapılan tebliğatın usulüne uygun olduğu, muhtıraya rağmen harç yatırılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.