Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/807 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 51 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli bir ... yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

1.Sanığın yoklamaya tabi olduğu son celp dönemine müracaat ederek yoklamasını yaptırmadığı ve buna ilişkin bir mazeretinin olduğuna dair belge de sunmadığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmasında özetle; her Türk vatandaşının askerlik görevi yapması gerektiğini bildiğini, bir müddet tek başına kalamadığını, daha sonra evlendiğini, dokuz kardeş olduklarını, ailesinin ve eşinin geçimini babasıyla birlikte sağladıklarını, bu sebeple yoklamasını yaptıramadığını beyan etmiştir.

3.Bismil Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 11.06.2014 tarihli ve 8938 Esas, 180 Karar sayılı idarî para cezası kararı, idarî para cezasının tebliğ edildiğine dair tebligat parçası ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

1.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı olmak suçunun oluşabilmesi için öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.

2.Somut olayda; sanık hakkında verilen Bismil Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 11.06.2014 tarihli ve 8938 Esas, 180 Karar sayılı idarî yaptırım kararının sanığın bilinen son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkartıldığı ve bu adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre 18.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, idarî para cezasına karşı itiraz edildiğine dair dosya içerisinde mevcut herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, idarî para cezası kararında 5326 sayılı Kabahatler Kanunun'da belirtilen, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, süresi ve merciin belirtildiği görülmüş olmakla birlikte idarî para cezasına ilişkin kararın sanığın bilinen en son adresine tebliğ edilmesi gerekirken hiçbir araştırma yapılmadan doğrudan mernis adresine tebligat çıkartıldığı ve dolayısıyla bu nev’i tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla geçerli bir tebligattan ve idarî yaptırım kararının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği gözetilerek sanığın müsnet suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2016 tarihli ve 2015/807 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.