Davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Kadastro sırasında Ağrı ili, Merkez ilçesine bağlı, ... Köyü çalışma alanında 108 ada 6 parsel sayılı 14.744,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro komisyonunun 21.09.2004 tarihli ve 1 sıra nolu kararı gereğince mera vasfı ile orta malı olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesi ile; Ağrı Merkeze bağlı, ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında babası ... oğlu ... adına 06.08.1937 tarihli ve 14 tahrir numaralı vergi kaydı ile kayıtlı olan taşınmazın babasından kendisine kaldığını ve nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını taşınmazının başkalarının her hangi bir hakkı ve hukuku olmadığı halde davalılar adına tespit edildiğini belirterek yapılan tespitin iptali ile 108 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kendi adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2013 tarihli 2006/5 Esas 2013/139 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın dayanak yaptığı 1937 tarihli ve 14 tahrir numaralı vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, mera parseli ile çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, aralarında bulunan ark nedeni ile tamamen ayrıldığı, kazandırıcı zamanaşımı şartlarının oluştuğu kabul edilerek davacının davasının kabulüne, dava konusu 108 ada 6 parselin mera vasfıyla orta malı olarak yapılan kadastro tespitinin iptali ile kadastro tutanağındaki miktarı aynı kalmak kaydıyla "tarla" vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2.3.2015 tarihli ve 2014/12333 E. 2015/142 K sayılı ilamıyla; "dava konusu taşınmazın kadastro komisyonunun 21.09.2004 tarih 1 nolu kararı ve dayanaklarının dosya içerisine getirtilmesi, dava konusu taşınmazın mera tahsis komisyonunca mera olarak belirlenip belirlenmediği, belirlenmiş ise karar ve haritası getirtilerek dava konusu taşınmaz başında taşınmaz başında elverdiğince yaşlı taraf tanıkları ve mahalli bilirkişi olarak komşu köylerden seçilen yaşlı bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve davacıların dayanak vergi kaydının uygulanması, mera vasfında değil ise zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş şekli ile komşu parsel uygulamasının yapılması gereğine değinilerek" İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmaz üzerinde tespitten 46,21 ve 15 yıl geriye olmak üzere temin edilen hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yürütülmediğinin tespit edildiği, alınan ziraat bilirkişi kurul raporunda davalı parsel üzerinde imar-ihyanın tamamlanmamış ve sınır hatlarının bulunmadığının, geçmiş zamanlarda mer’adan açma olarak kullanılmış olduğunun tespit edildiği, dinlenilen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları beyanlarında, dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu tarla olarak kullandığını, uzun süredir zilyet olduklarını belirtmiş iseler de somut ve bilimsel deliller karşısında dinlenilen kişilerin soyut nitelikteki beyanlarına mahkemece itibar edilmediği gerekçesi ile davanın reddine dava konusu Ağrı ili, Merkez ilçesine bağlı, ... Köyünde bulunan 108 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/B maddesi uyarınca aynı ada ve parsel numaraları altında mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel sicile yazılmasına" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ... mirascısı ... temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz kadimden beri ailesinin zilyetliğinde olduğunu, bu nedenle hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve davacının üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden davacı ... mirasçısı ...'dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.