Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçinin soruşturma aşamasında verdiği ifadede daha önceden tanıdığı sanığın, lokanta olarak işlettiği iş yerine gelerek arama yapmak üzere kendisine ait suça konu cep telefonunu isteyip dışarı çıkmasından sonra iade etmeyerek uzaklaşması şeklinde gerçekleşen eyleminde, şikayetçinin suça konu cep telefonunun zilyetliğini sanığa devrettiğinden bahsedilemeyeceğinden ve sanığın en başından beri kastının telefonu çalmaya yönelik olduğundan eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu nazara alınarak ve mağdurdan cep telefonunu iş yeri olan lokantada alan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hatalı hukuki nitelendirme ile eylemin aynı Kanun'un 155/1. maddesinde kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.