Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan hükümlülük, 5464 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması

I- Sanık hakkında 5464 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK.nun 264. maddesi gözetilerek temyiz isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesine,

II- Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise, anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle, sanığın kardeşine ait kimlik bilgileri ile katılan bankaya müracaat ederek, sözleşme imzaladıktan sonra düzenlettiği kredi kartıyla değişik zamanlarda alışveriş yapmak ve nakit para çekmek suretiyle yarar sağlama şeklindeki eylemlerinin, TCK.nun 245/2. ve aynı Yasanın kendi içinde teselsül eden 245/3 ve 43. maddelerindeki birbirinden bağımsız ayrı ayrı suçları oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ve müdafiinin, mükerrer dava olduğuna ve eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:

1- Sanık hakkında temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasının farklı gerekçe göstermeksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,

2- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 04.06.2006 yerine, 08.10.2007 olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında TCK.nun 245/3. maddesi uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan temel adli para cezasına esas alınan 60 günün 5 güne, TCK.nun 62. maddesinin uygulanması ile bulunan 50 günün 4 güne, TCK.nun 52/2. maddesinin uygulanması sonucu hükmedilen 1000 TL'nin 80 TL'ye indirilmesi ve gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin 04.06.2006 olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.