Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü hazır bulunan davacı ... ve ... vekili Av. ... ile davacı ... vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait mağazanın davalı nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu sırada meydana gelen yangın neticesinde işyerinde büyük miktarda hasar oluştuğunu, davalı şirkete yapılan ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine hasar miktarı sigorta bedelinden fazla olduğundan oluşan hasar miktarından 5.095.273,37 TL ile 217.539,86 TL işlemiş faiz talebinde bulunularak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, yangının şüpheli bir yangın olduğunu, bu nedenle yangın sigortası genel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, talebin poliçe teminatı kapsamında olduğunun kabulü halinde ise davacı talebinin fahiş ve haksız olduğunu, gerçek zarar miktarını yansıtmadığını, sigortalının mal alımı yaptığı firmaların büyük kısmının sahte fatura düzenlediğini, davaya konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin de yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 23.02.2012 tarih, 2007/353 E. ve 2012/45 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalının başlatılan icra takibine yapmış olduğu itirazının 1.100.000,00 TL'lik kısmı yönünden iptaline, takip talebinde belirtilen 217.538,86 TL faizin iptaline, 1.100.000,00 TL asıl alacak üzerinden 24.08.2007 - 03.09.2007 tarihleri arasında hesaplanacak ticari avans faizinin davalı borçludan alınmasına, 1.100.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faiz yürütülmesine, alacak likit olmayıp mahkemece tespit edildiğinden tarafların icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 06.03.2014 tarih, 2012/13283 E. ve 2014/4296 K. sayılı ilamıyla ile yeniden bilirkişi raporu alınması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

Mahkemenin 21.05.2015 tarih, 2014/551 E. ve 2015/196 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 4.722.980,12 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş olan 45.030,06 TL üzerinden takibin devamına, alacak likit olmadığından tarafların icra inkar tazminatlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dairemizin 10.03.2016 tarih, 2015/10964 E. ve 2016/2695 K. sayılı kararıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu belirtilerek bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı iş yerinde 10.07.2007 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda hasarlanan ve kullanılmayacak duruma gelmiş emtia bedelinin sigorta poliçesi kapsamında olması nedeniyle hasarlanan mal bedelinin davalı ... tarafından tazmini gerekeceği, davacı ticari defter kaydına intikal ettirilmiş olan emtia alımları ile ilgili faturaların yasaların emrettiği şartları taşıdığı, davacı yanca alınmış emtiaya ilişkin faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olmadığı, davacıya mal satışı yapıldığı ve bu satışların satıcı firma yasal defterlerine işlendiğinin tespit edildiği, kargo fişlerine ilişkin olarak yapılan tablo da nazara alındığında, davacı tarafından dava dışı firmalardan satın alınmış olan malzemelerin davacı yana teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, dava dosyası eki içinde bulunan fatura ve emtia bilgileri ile mal alımı yapılan firmalara bankalar aracılığıyla gönderilen ödeme tutarlarının muhatap firmalarca çekildiğinin tespit edildiği, davacının iş yerinde bulunan malzemeleri sigorta ettirmeden önce beyan yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlu tarafından takibe yapılan itirazın 4.710.780,83 TL asıl alacak, 41.170,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.751.951,76 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın kabulü ile davalı ... şirketinin itirazının tümüyle iptaline karar vermek gerekirken kısmen kabule dair hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamında belirtilen hususlarda inceleme yapılmadığını, gerçek hasarın, yandığı iddia edilen malların varlığının araştırılmadığını, taşımaya ilişkin evraklarda yeterli bilgi bulunmadığını, bazı ürünlere ait taşıma belgelerinin olmadığını, banka aracılığı ile yapılan ödemelere ilişkin emanet olduğuna dair beyanın değerlendirilmediğini, son bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığını, mahkemece gerekçesinin açıklanmadığını, lojistik uzmanından rapor alınması gerektiğini, davacının stoklarının bir önceki seneye göre arttığını ve çevredeki tacirlere göre çok yüksek stok bulunduğunu, mahkeme kararının denetime elverişsiz olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminatın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.