Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, 16.01.2013 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalıya sigortalı bulunan karşı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak 5.500,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 169.302,28 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevabında, maluliyete ilişkin raporun hatalı olduğunu, medikal firma tarafından düzenlenen raporla çeliştiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıda oluşan maluliyetin tespiti ve sunulan maluliyet raporları arasındaki ihtilafın giderilmesi için aldırılan raporda, davacının maluliyetinin %9.1 ve geçici iş göremezlik süresinin doksan gün olarak belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda 166.970,78 TL sürekli iş göremezlik ve 2.331,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davalı ... tarafından rapora itiraz edilmediği, bilirkişi raporunun mevzuata uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 166.970,78 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 2.331,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 169.302,28 TL'nin 14.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B. İtiraz sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde, mevzuata uygun maluliyet raporu alınmadığını, aldırdıkları medikal raporda maluliyetin %2.1 oranında belirlendiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibarı ile PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılması ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek ... kararına itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan sağlık raporu açısından yapılan incelemede; sağlık raporunun İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı, davacının geçici iş göremezlik süresinin 90 gün ve sürekli iş göremezlik oranının %9 olarak belirlendiği, kaza tarihinin 16.01.2013 olduğu dikkate alındığında rapora esas alınan yönetmeliğin hukuka uygun olduğu, diğer taraftan hükme esas alınan sağlık raporunun yetkili bir resmi sağlık kurumundan, Yargıtay kararlarına uygun olarak ve başvuru sahibinin muayene edilerek alınması karşısında hükme esas alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, sağlık raporunun mevzuata uygun, gerçeği yansıtır, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağını ortaya koyan, denetime elverişli bir sağlık raporu olduğu, kaza tarihinin 16.01.2013 ve poliçe tanzim tarihinin 03.02.2012 olduğu dikkate alındığında poliçenin 01.06.2015 tarihli yeni Genel Şartlar öncesinde düzenlendiği ve bu nedenle başvuranın tazminat talebinin hesaplanmasında PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun uygulanması gerektiği, bu yönde yeniden bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişi raporuna davalı vekilinin sadece maluliyet oranı yönünden itiraz ettiği, rapor gerekçeli ve denetlenebilir olduğundan hükme esas alınmasına karar verildiği, hükmedilen vekalet ücreti yönünden ise; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 17 nci fıkrası hükmü dikkate alınarak vekalet ücreti takdir edilmesinin uygun görüldüğü gerekçeleri ile davalı itirazının kısmen kabulüne, ... Kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 128.406,00 TL sürekli ve 2.319,00 TL geçici iş göremezlik zararı toplamı 130.725,00 TL'nin 14.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, maluliyet oranının hatalı olduğunu, görevlendirilen medikal firma tarafından maluliyet oranının %2,1 olarak belirlendiğini, davacı tarafından tek taraflı olarak aldırılan raporun hükme esas alınamayacağını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini ve Adli Tıp Kurumu'nun görevli olduğunu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda İtiraz Hakem Heyetince başvurusu kısmen kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren başvuru sahibi yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 17 nci fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına "(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının 4 numaralı bendinde yer alan "16.368,88 TL" ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.