Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.07.2017 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucunda yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 222.169,47 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunun hatalı olduğu, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiği, hesaplamanın 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve Eklerine göre tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu raporda tespit edilen %20 maluliyet oranı için davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusur oranına göre, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 55.642,37 TL tazminatın 02.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, kazaya neden olan kimliği belirsiz çocuklara kusur verilmesi gerektiğini, müşterek ve müteselsilen karar verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigorta şirketine başvuruda sunulması zorunlu belgeler eklenmeden başvuru yapıldığını, başvurunun usülden reddedilmesi gerektiğini, 27.07.2017 tarihli olay bakımından zamanaşımı definin dikkate alınması gerekirken hakem kararında bu hususa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, aldıkları rapor ile bilirkişi raporu arasındaki fahiş farkın hakkaniyete aykırı olduğunu, aldıkları rapor doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, başvuru sahibine Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kusur oranı belirlenmesi gerekirken kaza tespit tutanağının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur raporunda kusur oranlarının tespitine ilişkin bir hatanın olmadığı, davalı ... şirketine yapılan başvuruda kanunda belirtilen belgeler ile başvuru yapıldığı, uzamış ceza zamanaşımı gereğince davanın zamanaşına uğramadığı, Yargıtay içtihatlarına göre hazırlanan hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğinin kullanılarak tazminatın hesaplanmasında bir isabetsizlik olmadığı, SGK tarafından ödeme olup olmadığının araştırılmasına yönelik yapılan itirazında ise kazanın iş kazası olmadığından araştırılmasının gerekmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesi uyarınca davalı ... şirketine başvurusundan itibaren 8 iş günü işletilerek temerrüt tarihinin belirlendiği, rapor ücreti, muhtemel ve fatura edilmeyen tedavi giderlerinin davalı ... şirketinin sorumluluğunda olduğu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; sigorta şirketine başvuruda sunulması zorunlu belgeler eklenmeden başvuru yapıldığını, başvurunun usülden reddedilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, kusur oranı belirlenmesi gerekirken kaza tespit tutanağının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, başvuru sahibine SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğinin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dicle Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 16.03.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %20 oranında sürekli maluliyetinin olduğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınmıştır. Anılan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmemiştir.
Buna göre, davacının muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde önceki raporun da irdelendiği, üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında her iki tarafın da kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, 26.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının kusursuz, davacı yayayı kovalayanların % 75, davalının sigortalısının ise % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hakem heyetince hükme esas alınan 19.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının % 75, davalının sigortalısının ise % 25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği ve bu haliyle çelişki ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince; kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.