Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2016 tarihinde müvekkilinin desteği ...'in sevk ve idaresindeki davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) ile sigortalı plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı kazası neticesinde vefat ettiğini, davacının müteveffanın annesi olduğu ve desteğinden mahrum kaldığını, davalıya müracaat edilmesine rağmen zararının karşılanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili tarafından ... ile sigortalı olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların A.6/d maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru nedeniyle vefatından kaynaklanan destek zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sigorta poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlardan sonra tanzim edildiğini, vefat eden sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, %100 kendi kusuru ile vefat eden sigortalı araç sürücüsünün vefatı nedeniyle oluşan destek zararlarının sigorta teminatı kapsamında olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ... Genel Şartları gereğince davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu yönetmelik değişikliğinin Yargıtay tarafından kabul görmediğini, bu nedenle 26.04.2016 tarihinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) yapılan değişiklik ile Genel Şartların öncelikli olarak uygulanacağının yasalaştığını, bu nedenle 26.04.2016 tarihinden sonra düzenlenen poliçeler kapsamında talep edilecek zararların yeni Genel Şartlara göre belirlenmesi gerektiğini, dava konusu olayda poliçe düzenlenme tarihinin 09.04.2016 olduğunu, bu nedenle yeni Genel Şartların uygulanmasının mümkün olmadığını, yasanın uygulamasının 01.06.2015 tarihine çekilmesinin kanunların geriye yürümezliği ilkesine de aykırı olduğunu belirtmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6-c ve d bentlerinin yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, bu itibarla Yargıtay kararlarındaki gerekçeler, İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesi ve Yargıtay uygulaması ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın destek tazminatı talebinin teminat kapsamı dışında olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 01.06.2015 tarihinde Genel Şartlarda değişiklik olmuşsa da yönetmelik değişikliğinin Yargıtay tarafından kabul görmediği, 26.04.2016 tarihinde KTK'da yapılan değişiklik sonrası ise Genel Şartların öncelikli olarak uygulanması gerektiği, bu nedenle 26.04.2016 ve sonrası düzenlenen poliçeler kapsamında talep edilecek zararlarda yeni genel şartların esas alınacağı, yeni genel şartların uygulanmasında esas alınacak tarihin ise poliçe düzenleme tarihi olduğu, söz konusu kazada ... poliçesi ile sigortalı araçta poliçe düzenleme tarihinin 09.04.2016 olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ..., işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı, olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına dair Yargıtay kararlarının bulunduğunu belirtmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı kazası sonucu sürücü desteği ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.