SUÇLAR: 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında yaralama suçundan, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu silahın müsaderesine karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığa ait suça konu tüfeğin antika ve hatıra silah kapsamında olup olmadığı değerlendirilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu tüfek hakkında alınan uzmanlık raporunda eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, katılan sanık ... hakkında silahla tehdit ve hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti verilmediğine, katılan sanık ...'ta meydana gelen yaralanmaya ilişkin ...'un kardeşi olan tanık O.K.'nın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, ...'ta meydana gelen yaralanmanın düşme neticesinde oluşabileceğine, sanık ...'un ...'a yönelik eyleminin meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, haksız tahrik hükümleri uyarınca indirimin üst sınırdan yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, katılan sanıkların aralarında olay öncesine dayalı husumet bulunduğu olay günü köyün çarşı merkezinde gördüğü sanık ...'ye, sanık ...'nin elindeki yasak nitelikteki tüfekle onu vuracağını belirtip hakarette bulunduğu, bu sözlerden sonra sanık ...'nin sanık ...'nin elindeki tüfeği alarak onu etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve ... tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, bu suretle katılan sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Olaydan hemen sonra katılan sanık ... ile ilgili ... Devlet Hastanesi'nden 26.12.2014 tarihli doktor raporu alındığı anlaşılmıştır.
3. Giresun ili Prof. Dr. A. ... ... Devlet Hastanesinden alınan 23.02.2015 tarihli kati hekim raporunda sanık ...'nin ... tehlike geçirdiği ve basit tıbbi müdahale ile düzeltilemez olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
4. Giresun Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 28.09.2015 tarihinde alınan raporda katılan sanık ...'de meydana gelen yaralanmanın "kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu", "basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı", "vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonları üzerine etkisi hafif (1), ... (2-3), ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan sol hemitorakstaki kot fraktürlerinin hayat fonksiyonlarını ... (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu" kanaatini bildirdiği anlaşılmıştır.
5. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.01.2015 tarihli raporunda sanık ...
...'nin olayda kullandığı iddia edilen tüfeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
6. Kolluk görevlileri tarafından 12.04.2015 tarihli Olay Yeri ... ve Tespit Tutanağı tutulduğu, tutanak içeriğinde sanık ... ile yapılan mülakatta, sanık ...'un ...'nin elinden aldığı tüfekle onun beline ve sırtına vurduğunu ifade ettiğine yer verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... müdafiinin 18.03.2016 havale tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak temyiz talebinde bulunulduğu, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler konusunda temyiz talebinin olmadığı ve sanık ... aleyhine temyiz başvurusunun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin hakaret ve tehdit suçları yönünden vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede:
1. Katılan sanık ... müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin on ikinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olduğundan, mahkumiyet hükmüne bağlı olması nedeniyle katılan sanık ... müdafiinin vekalet ücreti verilmesine yönelik talebinin de hükme temyiz kabiliyeti kazandırması mümkün olmadığından, söz konusu talebin incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
2.Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemi neticesinde katılan ...'nin vücudunda ... (2) derecede kemik kırığı meydana geldiği ve katılanın aynı zamanda ... tehlike geçirdiğinin kabulü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ... ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezası üzerinden aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca yarı oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay hapis cezası yerine 2 yıl hapis cezası bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin son fıkrası uyarınca 5 yıldan az verilemeyeceği gözetilerek sonuç cezaya etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
a. Katılan ...'nin aşamalardaki beyanlarına, bu beyanlarla uyumlu doktor raporlarına, sanık ...'nin aşamalardaki savunmalarına, tanık beyanlarına ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay öncesine dayalı aralarında husumet bulunduğu, olay günü de yanında yasak nitelikte tüfek bulunan katılan ...'un, sanık ...'a tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, sanık ...'un haksız tahrik altında katılanın elinden tüfeği alıp onu doktor raporlarında belirtildiği gibi ... tehlike geçirecek şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığı anlaşılan olayda, sanık ...'un katılanın elinden tüfeği alıp mevcut tehlikeyi bertaraf ettikten sonra yaralama eylemini gerçekleştirmesi, ve doktor raporları ve katılan ... beyanlarının birbirleri ile uyumlu olması karşısında sanık ... müdafinin katılan sanık ...'ta meydana gelen yaralanmaya ilişkin ...'un kardeşi olan tanık O.K.'nin
beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, ...'ta meydana gelen yaralanmanın düşme neticesinde oluşabileceğine, sanık ...'un ...'a yönelik eyleminin meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki temyiz talepleri reddedilmiştir.
b. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin haksız tahrik hükümleri uyarınca indirimin üst sınırdan yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz talepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 29.10.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 ... fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
1. Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tehdit ve yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/90 Karar sayılı sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Gerekçe bölümünün üçüncü bendinde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan 16.02.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.