Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde makinacı olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, asgari geçim indirimi, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, iş sözleşmesinin taraflarca fesh edilmediğini, davacının haksız yere işi bıraktığını, taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma, asgari geçim indirimi, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı nezdindeki hizmet süresi 3 yıl 8 ay olup bu süreye göre davacı 3 tam yıl için yıllık izne hak kazandığı halde Mahkemece 4 yıl için izin ücreti hesabı yapılan rapora itibar edilmesi hatalıdır.
3- Dava külli eda kısmi tespit talepli belirsiz alacak davası niteliğinde olup kıdem tazminatı dışında hükmedilen alacaklarda faiz başlangıcı yönünden dava ve ıslah ayrımı yapılması gerekirken bu alacakların tamamı için dava tarihinden itibaren işleyecek faize karar verilmesi isabetsizdir.
4- Davacı talepleri ve hüküm altına alınan miktarlara göre hükmedilen fazla çalışma, genel tatil ücreti alacaklarında, Mahkemece yapılan takdiri indirim dışında reddedilen kısım olduğu gibi asgari geçim indirimi alacağına yönelik talepte de reddedilen miktar vardır. Bu red miktarlarına göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi hatalıdır.
5- Hükmedilen alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, ayrı bir bozma sebebidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.