Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm davacı paydaşın mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davaya konu edilen ve satışına karar verilen ... Mahallesi 70 ada 122 nolu parsel ve Yenimahalle 179 ada 1 nolu parsel Süleyman Kara adına tapuda kayıtlı olup dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre tarafların murisinin adı ...’dur. Her ne kadar dosya arasında tapu kaydında isim tashihine dair, hüküm kısmı bulunmayan Terme Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/03/2010 tarih ve 2009/489 Esas 2010/226 Karar sayılı 29/04/2010 tarihinde kesinleşmiş kararı bulunmakta ise de tapu malikinin isminin kararla düzeltilip düzeltilmediği hüküm kısmını içeren sayfanın eksik olması nedeni ile anlaşılamadığı gibi güncel tapu kaydının da dosyada bulunmaması nedeni ile tapu kayıtlarında herhangi bir düzeltme yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamaktadır.
Öte yandan davacılardan ...’nun dava devam ederken 29/05/2010 tarihinde karardan önce ölmüş olduğu ve mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edilip hüküm verildiği, gerekçeli kararın mirasçılarına tebliği ile yetinildiği anlaşılmıştır. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup hakim tarafından her aşamada re’sen (kendiliğinden) dikkate alınmalıdır. Mahkemece yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davacı
...’nun mirasçıları davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, muris ...’nun tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki soyadı arasındaki farklılık üzerinde durularak bu farklılık yukarıda bahsedilen tapu kaydında isim tashihi kararı ile giderilmiş ise tapu kaydında gerekli düzeltme yapılarak güncel tapu kaydının getirtilmesi ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.