İNCELENEN KARARIN;

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/273 Esas, 2019/102 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrası ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/982 Esas, 2019/1148 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığın mahkumiyetini gerektirir şüpheden uzak sonut delil bulunmadığına,

2.Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

3.Sanığın suçu sabit olsa dahi örgüte yardım etme suçunu oluşturacağına ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgüt içerisinde yer aldığı hususunun gerek ikrar mahiyetli savunması gerekse de dinlenen tanık beyanları doğrultusunda sabit olduğu, jandarma astsubay personeli olarak görev yapan sanığın yapıyla öğrencilik yıllarında tanıştığı, örgütün askeri sınavlara hazırladığı öğrenci evlerinde kaldığı, kalmış olduğu evde kendilerinden sorumlu olan şahısların bir dönem Erdem kod E.K., bir dönem Hamza kod D.A., bir dönem Enes kod Ş.A. olduğu, sıcağı sıcağına alınan savcılık beyanı ile sabit olduğu üzere kod adının Ali olduğu, askeri okul sınavlarını kazandıktan sonra da sanığın örgütle bağını devam ettirdiği, 2013 yılı sonrasında Beytepe Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulunda iken Mustafa kod İ.K.'nın sorumluluğunda olduğu, C.E., M.A. ve kendisinin Mustafa kod ile iki üç haftada bir toplandıkları, bu toplantıların yapılacağı zamanın ankesörlü telefonlar üzerinden sanığa ve diğerlerine bildirildiği, söz konusu aramaların örgütsel amaçlı yapılan aramalar olduğu, zira gerek yapılan soruşturmalarla gerekse de sanığın savunmasında belirttiği üzere gerçekleştirilen aramaların deşifre olmamak için tedbir amaçlı örgüt içerisinde kullanılan bir yöntem olduğu, 2015 yıında Bilecik İl Komutanlığına atanan sanığın bu sefer İ.K. tarafından başka bir şahsa devredildiği, ayrıca İ.K. tarafından telefonuna buradan haberleşileceği belirtilerek örgütsel haberleşme için cowerme isimli programın yüklendiği, ankesörlü telefon üzerinden yapılan aramaların 2016 yılı dahil devam ettiği ve bu şekilde sanığın örgütle son ana kadar irtibatının devam ettiğinin aşikar olduğu, dolayısıyla sanığın 2013 yılından sonra dahi örgütün mahrem yapılanma olarak adlandırdığı, gizliliği azami ölçüde özen gösterdiği askeri yapılanması içerisinde yer aldığı ve bu şekilde örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, son ana kadar örgütle bağını koparmayan sanığın eylemlerinin belirtilen şekilde yoğunluluk süreklilik ve çeşitlilik gösterdiği ve örgüt üyesi olduğu sabit kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içinde askeri mahrem yapılanması içinde yer alığı belirlenen, İlk Derece Mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/982 Esas, 2019/1148 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.