Mahkumiyet- erteleme

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, duruşmalardan haberdar edilen şikayetçinin zararı olduğuna dair bir beyanı olmadığı gibi yazılı veya sözlü olarak davaya katılma talebinde dahi bulunmadığı, bozma ilamından sonra sanığın talimat yoluyla alınan 29.09.2009 tarihli savunmasında "mağdurun zararını karşılayacağını" söylemesi karşısında; öncelikle mağdura ulaşılıp zararının karşılanıp karşılanmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp belirlenmeden, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınına ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanmasına engel oluşturan somut ve basit bir araştırma ile belirlenebilen zarar kavramının ne olduğunun karar yerinde açıklınıp tartışılmadan ve anılan maddedeki diğer koşullar irdelenmeden, "zarar giderilmediğinden" şeklindeki yetersiz gerekçe ve eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.