Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... Kaya dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca Ürdün'e taşınacak tekstil emtiasının davalıya teslim edildiğini, davalının bu taşıma işini Yunus Emre Nakliyat Ltd. Şti.'ye devrettiğini, iddiaya göre ...ne girildiğinde tırın yağmalanıp emtianın çalındığını, mallarına zayi olmasına davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemesinin neden olduğunu ileri sürerek şimdilik 80.721,47 USD gümrüklenmiş eşya değeri ile 800 USD nakliye bedelinin yıllık %5 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yağmanın mücbir sebep niteliği taşıdığını, fiili taşıyıcının sorumlu olduğunu, aksi düşünülse dahi sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece 27.04.2017 tarih, 2014/943 E. ve 2017/312 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2018 tarih, 2018/396 E. ve 2018/1464 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 21.10.2021 tarih, 2019/1522 E. ve 2020/4343 K. sayılı kararıyla zararın taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geldiğinin kabulü gerektiği işaret edilerek kararın bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 23.02.2021 tarih, 2020/673 E. ve 2021/138 K. sayılı kararı zararın taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumdan ileri geldiği, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, taşıma sözleşmesinin davalı ile yapıldığını alt taşımadan haberdar olmadığını, davalının yükü özenle taşımadığını, yağmaya ilişkin tutanağın çelişkiler taşıdığını, davalının güvenli bir yol güzergahı seçmesi gerektiği gibi yedek şoför de bulundurması gerektiğini, şoförün aracın başından ayrılmaması gerektiğini, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını, dosyada bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın Emtiaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR Konvansiyonu) 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taşımacının önlemesine olanak bulunmayan bir durumdan ileri gelip gelmediğine ilişkindir.
1.CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.