Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın üzerine atılı “Ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11.03.2014 tarihli yazısında şirketin adresinin '' ... Mahallesi, ... Caddesi, No: 13 ...'' olduğunun belirtildiği, dosya içerisinde sureti bulunan 28.05.2013,21.06.2013 tarih ve 07.02.2014 tarihli haciz tutanaklarında anılan adreste yapılan haciz işlemlerinde borçlu şirketin faaliyet adresinde bulunmadığının tespit edildiği, yine Köprübaşı Polis Merkezi Amirliği tarafından yapılan 04/04/2014 tarihli zabıta araştırmasında belirtilen adreste, 2012 yılı Kasım ayından bu yana başka bir şirketin faaliyette bulunduğunun bildirildiği ve şikayetçi vekilinin İİK’nın 347. maddesinde düzenlenen fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay süre geçtikten sonra 27/02/2014 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak, İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.