Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14.02.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/463 Esas, 2016/71 Karar sayılı dava dosyasına konu suçu işlediği gerekçesiyle mahkemesine ihbarda bulunulmuştur.
4. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, sanığın suçluyu kayırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık temyiz dilekçesinde somut bir neden göstermemiştir.

1. Dava konusu olay, 47 KH... plaka sayılı aracın ... taraflı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazasına karıştığı ve kaza sonrasında F.A. isimli kişinin vefat ettiği, araç sürücüsünün temyiz dışı sanık ... ... isimli şahıs olmasına karşın, sanığın savcılık aşamasında müşteki sıfatı ile alınan beyanında araç sürücüsünün gerçeğe aykırı biçimde temyiz dışı sanık ... ... isimli şahıs olduğunu beyan ettiği iddiasına ilişkindir.

2. Dava dosyası içerisinde bulunan 29.09.2013 tarihli trafik kazası tespit tutanağında, 47 KH... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın, Kaynakkaya Köyüne 1 kilometre mesafe kala önünde bulunan hafif dönemece hızlı girmesi sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybettiği, takla atması sonucu durduğu, aracın komple hasar gördüğü hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3. Dava dosyası içerisinde bulunan 29.09.2013 tarihli ölü muayene ve otopsi raporunda, araç içinde ... olarak bulunduğu anlaşılan F.A. isimli şahsın trafik kazası ile husülü mümkün genel beden ve kafa travmasına bağlı çok sayıda kosta kırıkları ile müterafik travmatik şok sonucu hayatını kaybettiğinin tespit edildiği görülmüştür.

4. Dava dosyası içerisinde bulunan adli muayene raporları incelendiğinde, araç içerisinde bulundukları tespit edilen dava dışı sanık ... ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde; diğer dava dışı sanıklar ... ..., ... ... ve ... ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
5. ... görevlileri tarafından tutulan 23.10.2013 tarihli tutanak içeriğinde, mobese görüntüleri incelendiğinde, aracı kullanan kişinin tespit edilemediği, ancak sürücünün bıyıksız olduğu ve sanık ... ...'a benzediğinin değerlendirildiği, sanık ... ...'ın ... olduğu, ayrıca aracı kullandığını iddia eden ... ...'ın kaza sırasında emniyet kemerinin bağlı olduğunu söylemesine karşın, mobese kayıtlarında, kaza sonrası aracın çekilen fotoğrafında emniyet kemeri mandalının sürücü arkasından emniyet kemeri tokasına bağlı vaziyette olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

6. ... görevlileri tarafından tutulan 14.10.2013 tarihli tutanakta, temyiz dışı sanık ... ...'ın ifade vermesinden sonra ifade alınan odadan çıkarken vicdanen rahatsız olduğunu, aracı kullanan kişinin ... ... olduğunu beyan ettiği, sanık ...'ın da aynı şekilde aracı kullanan kişinin ... ... olduğunu beyan ettiğini duyduklarına dair tutanak tanzim edilmiş olduğu görülmüştür.
7. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2014 tarihli kararı ile sanık ... ... hakkında atılı suçları işlemediği gerekçesiyle taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.

1. Tüm dava dosyası içeriği, sanığın ikrar içeren savunması, ... görevlileri tarafından tutulan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savcılık aşamasında müşteki sıfatı ile alınan ifadesinde, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasına karışan aracın ... sürücüsünün ... ... olduğunu bilmesine rağmen, temyiz dışı sanık ...'i suç soruşturmasından kurtarmak maksadı ile aracın ... ... tarafından kullanıldığını söylemekten ibaret eyleminin suçluyu kayırma suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.

(K.O)

Sanık ...'ın: Yaralamalı ve ölümlü trafik kazasına karışan aracın sürücüsünün ... ... olmasına rağmen savcılıkta müşteki sıfatıyla alınan ifadesinde sürücünün ... ... isimli şahsın olduğunu beyan ettiği olayda,

Sanığın olayın ... tanığın olduğu, savcılığa verdiği ifade de olayın tanıklığını anlattığı ve yalan tanıklık yaptığı ... olması karşısında suçun yalan tanıklık suçunu oluşturacağı görüşünde olduğumdan ... çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.16.03.2023
...
Muhalif Üye