Hükümlülük

Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
765 sayılı TCK.nun 31. maddesinde düzenlenen kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının, aynı Yasanın 11. maddesinde "cürümlere mahsus cezalar" başlığı altında ve 30.06.1995 tarih, 1993/1-1995/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da yinelendiği üzere bir ceza olarak düzenlendiği ve yine aynı yasanın 41/2. madde ve fıkrası uyarınca bu cezanın "asıl cezanın icrası müddetince devam etmekle beraber cezanın ikmal edildiği veya sakit olduğu günden" başlayacağının belirtildiği; 5237 sayılı TCK.nun "belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. maddesinde düzenlenen ve 45. maddesinde bir ceza olarak belirlenmeyen güvenlik tedbirlerinin, "mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar" devam edeceğinin öngörülmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 765 sayılı TCK.nun 31. maddesine göre lehe bulunduğu gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ve buna göre takdiri indirimin ve mahsubun da 5237 sayılı TCK.nun 62. ve 63. maddelerine göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "765 sayılı TCK.nun 59. ile 40. maddeleri" ibareleri çıkarılarak yerine sırası ile "5237 sayılı TCK.nun 62. ile 63. madeleri" yazılması ve sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 31. maddesine ilişkin uygulamanın hükümden çıkartılıp, yerine "sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1. madde ve fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeslerine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.