Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde Deniz İş Kanunu kapsamında gemici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan fesih edildiğini, bir kısım ödeme yapılmış ise de bakiye alacakları olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım aylık ücret, asgari geçim indirimi, iaşe bedeli, hafta tatili, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 12.11.2005-23.07.2014 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile gemici olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin aşırı kilo alması ve yapılan işin davacının sıhhati ve güvenliği için riskler oluşturmaya başlaması sebebiyle 23.07.2014 günlü fesih bildirimi ile feshedildiğini ve davacıya hak kazandığı ihbar ve kıdem tazminatı ile Temmuz 2014 ayı ücret ve bakiye fazla mesai ücretleriyle prim ve izin ücretlerinin ödendiğini, Deniz İş Kanunu 36. maddesi gereğince müvekkili şirketin iaşe servisi kurma ve iaşe bedeli ödeme zorunluluğu bulunmadığını ve davacının alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yapılan hesaplamalara göre davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olduğu diğer kalemlerde alacağı olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna bauşvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, davacının süresi içinde gerekçeli istinaf dilekçesini sunmadığı, kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı, gerekçesi ile davacı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı taraf temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında, davalı iş yerinde Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan davacının fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığı hususunda, uyuşmazlık vardır.
Deniz İş Kanunu’nun 28/1 maddesine göre “Bu kanuna göre tespit edilmiş bulunan iş sürelerinin aşılması suretiyle yapılan çalışmalar, fazla saatlerde çalışma sayılır”. Deniz İş Kanunu’na tabi gemiadamlarının iş süresi 26 ncı belirtilirken, iş sürelerine tabi olmayan gemiadamları 27 nci ve fazla saatlerle çalışma sayılamayacak işler de 28/3 maddede açıklanmıştır. Kanunun 26/2 maddesine göre “İş süresi, gemiadamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir”.
Keza kanunun 27. Maddesine göre;
a) Birden fazla kaptanın bulunduğu gemilerde birinci kaptan veya bu kanunun 2 nci maddesinin (C) fıkrasında yazılı olduğu şekilde kendisine vekalet eden kimse (kılavuz kaptanlar dahil),
b) Birden fazla makinistin bulunduğu gemilerde başmakinist,
c) Doktor ve sağlık memurları,
d) Hemşire ve hastabakıcılar,
e) Asli görevleri can, mal ve gemi kurtarma olan kurtarma gemilerinde çalışan gemiadamları,
f) Gemide kendi nam ve hesabına çalışanlar, iş sürelerine tabi olmayan gemiadamları olarak açıklanmıştır.
Diğer taraftan kanunun 28/3 maddesi uyarınca da;
a) Geminin, gemideki şahısların veya gemi hamulesinin selameti için kaptanın yapılmasını zaruri gördüğü işler,
b) Gümrük, karantina ve sair sıhhi formaliteler dolayısiyle yerine getirilmesinde zorunluluk bulunan ilave işler,
c) Gemi seyir halinde veya limanda iken gemide yaptırılan (yangın, gemiyi terketme, denizde çatışma, denizden adam kurtarma ve savunma) talimleri gibi yapılan işler fazla saatlerle çalışma sayılmayacaktır.
Deniz İş Kanunu hem günlük (8 saat) hem haftalık (48 saat) çalışma süresinin aşılmasını fazla saatlerle çalışma olarak kabul etmiştir. Deniz İş Kanununun 28/son fıkrasına göre “Fazla saatlerle çalışmaları belgelemek üzere işveren veya işveren vekili noterden tasdikli ayrı bir defter tutmak zorundadır. Bu defterde gemiadamına uygulanan zam nispetleriyle fazla çalışmanın yapıldığı gün ve o güne düşen miktarı ve gemiadamının hakettiği fazla çalışma ücreti gösterilir. Fazla saatlerle çalışma ücretlerinin asıl ücretler için hizmet aktinde gösterilmiş bulunan zaman, yer ve devrelerde, işveren veya işveren vekili tarafından gemiadamlarına tam olarak ödenmesi zorunludur”. Madde gereğince gemi işvereni donatan, donatma iştiraki veya onun vekili kaptan, fazla saatlerle çalışma konusunda noterden tasdikli ayrı bir defteri tutmak zorundadır. Bu defterin tutulması ispat açısından önemlidir. Gemi adamı defter tutulmasa dahi fazla çalışma yaptığını diğer delillerle kanıtlayabilir. Ancak defter tutulmuş ve gemi adamı fazla saatlerle çalışmayı gösteren bu defteri imzalamış ise ihtirazı kayıt koymadığı sürece defterde belirtilen saatlerden daha fazla çalışma yaptığını ileri süremez.
Dosya içeriğine göre davacının, davalılara ait gemide gemici olarak 48 saat çalışma 48 saat dinlenme usulüne göre çalıştığı, işyerinde yürürlükte olan TİS hükümlerine göre bu çalışması karşılığında ayda 54 saatlik fazla çalışma ücreti aldığı anlaşılmaktadır.

Gemiadamı olan davacının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu günlük sürenin belirlenmesi ve günlük 8 saati aşan çalışmasının fazla saatlerle çalışma kabul edilerek fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerekir.
Taraflar arasında çalışma saatleri tartışmasız olup 48 saat çalışıp 48 saat dinlenen davacının, 48 saat çalıştığı günlerde fiilen çalıştığı kabul edilen süre 14 saat olup bu süreden 8 saati aşan 6 saat, fazla çalışma sayılmalıdır. Buna göre davacının aylık fazla çalışma saati 90 saat olup işverence 54 saati ödendiğinden bakiye 36 saatlik fazla çalışma ücreti alacağı vardır. İlk Derece Mahkemesince hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:

Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.