İNCELENEN KARARIN;

İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/80 Esas, 2018/784 sayılı Kararı ile;
a) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
b) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, karar verilmiştir.

2. İlk derece mahkemesi kararının sanık ... ile sanık ... ve müdafiinin istinafı üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/2335 Esas, 2018/810 sayılı Kararı ile, sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; sanık ... hakkında kurulan hükümde tayin olunan cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiği düşünülmeyerek fazla ceza tayin edildiğinin tespiti ile hükmolunan cezanın düzeltilerek sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Bölge adliye mahkemesi kararının sanık ... ile sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık ... temyiz talebi;

1. Yargılama boyunca müdafii yardımından yaralanma hakkının ihlal edildiğine,

2. Dosyaya gelen belgeleri ve delilleri inceleme imkanı verilmediği, tanıkların duruşmaya getirilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

3. Mahkeme kararının gerekçe içermediğine,

4. ByLock isimli programı indirmediğine, hüküm tarihi itibariyle ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının dosyaya getirilmeden karar verildiğine,

5. ByLock verilerinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinden hükümde bu delile dayanılamayacağı,
6. Aile ve arkadaş çevresi tarafından kendisine ...adıyla hitap edildiğine ve ...adının bir kod adı olmadığına,

7. Tanık M.E.'nin beyanlarının hayal ürünü, tahmine dayalı ve asılsız olduğuna, sohbet adı altında kimseyi toplantılara çağırmadığına,

8. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
Sanık ... ve müdafii temyiz taleplerinde;

1. Bank ... hesabının bulunması hususunun İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından da aleyhe istinaf konusu yapılmadığı halde istinaf savcısı tarafından temyiz konusu yapılamayacağına, kazanılmış hak teşkil ettiğine, talimat üzerine bankaya para yatırmadığına,

2. Dosyaya erişim hakkının kısıtlandığından dosyada bulunan bilgi ve belgelere ulaşamadığına, tanıkların duruşmaya getirilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

3. Duruşmaların SEGBİS ile kayıt altına alınmadığından beyanların zapta geçmediğine,

4. ByLock isimli programı indirmediğine, hüküm tarihi itibariyle ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının dosyaya getirilmeden karar verildiğine,

5. ByLock verilerinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğinden hükümde bu delile dayanılamayacağı,

6.Tanık beyanlarında FETÖ sohbetlerine katıldığına ilişkin bir anlatımının bulunmadığına, bu durum karşısında mahkemece hangi delile dayanılarak FETÖ sohbetlerine katıldığı kanaatine varıldığını belirtilmediğine,

7. Mahkemece yetersiz inceleme ile delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne,

8. Emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin SD karttaki bilgilerin tek başına mahkumiyete yeter delil niteliğinde bulunmadığına ve hükme esas alınamayacağına,

9. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına

10. Mahkemece hatalı ve soyut gerekçe ile verilen cezada teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ve de sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz talebinde, sanık ... hakkında;

1. Sanığın örgüt mensuplarının sohbet adı altında düzenledikleri toplantılara katıldığına,

2. Örgüt müzehir Bank Asyada örgüt liderinin talimatı üzerine hesap açtırdığı ve para yatırdığına,

3. Emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin SD kartın incelenmesinde, sanığın emniyet mahrem yapılanması içerisinde "SAY" olarak nitelendirildiğine,

4. Sanığın örgüte maddi kazanç sağlama yollarından olan himmet adı altında para yardımında bulunduğuna,

5.Sanığın eylemleri nazara alındığında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 03.07.2017 tarihli ByLock CBS sorgu sonucu raporuna göre sanık ...'ın üzerine kayıtlı ...41 36 numaralı GSM hattı ile ilk tespit tarihi 14.10.2014 olmak üzere ByLock programının kullanıldığı tespit edildiği
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin edilen, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında iletişim amaçlı kullandıkları ByLock isimli şifreli mesajlaşma ve iletişim programına giriş-çıkışları gösterir HTS/BAZ kayıtlarına göre; 354198062013900 IMEI numaralı telefon ve ....41 36 numaralı GSM hattıyla ByLock sistemine ait hedef IPlere 14.10.2014-17.04.2015 tarihleri arasında 5715 kez bağlanıldığı tespit edildiği,
10.11.2017 tarihli araştırma tutanağı ile sanık ...'ın POLNET sisteminden yapılan sorgusunda ByLock tespit edilen ...41 36 numaralı GSM hattını eşi ...'ın iletişim numarası olarak bildirdiği tespit edildiği,
Sanık ... soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, ...41 36 numaralı GSM hattının 2003 yılından beri eşi tarafından kullanıldığını, fiilen kendisinin bu hattı hiç kullanmadığını beyan ettiği,
Sanık ... da soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında söz konusu hattı kendisinin kullandığını ancak ByLock isimli programı kullanmadığını savunduğu,
İletişim tespitine ilişkin hts/baz kayıtlarından ise söz konusu GSM hattı ile birden çok polis ile konuşulduğu, aranan- arayan numaralar içinde bayanlarında olduğu anlaşıldığından ...41 36 numaralı GSM hattının sanıklar tarafından birlikte kullanıldığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu deliller ve tespitlerden hareketle sanıkların ByLock programını kurmadıkları ve kullanmadıkları yönündeki savunmalarına itibar edildiği ve ...41 36 numaralı GSM hattı ile sanıkların birlikte ByLock programını kullandıkları kanaatine varıldığı,
ByLock ile ilgili tespitler hukukidir ve delil gücünde oldukları, Milli İstihbarat Teşkilatı görevlilerinin bir araştırma esnasında suç delilleri ile karşılaşmaları halinde bunu yargı yardımcısı birimler ile paylaşmaları ve yargı yardımcısı birimlerin bu deliller üzerinde gerekli incelemeleri yaparak bunu yargı mercilerine sunmaları hukuk sistemi içinde var olan bir uygulama olup organize suçlarla mücadele şubesi veya terörle mücadele şubesi ve daha geniş anlamda Emniyet birimleri yargı yardımcısı birimler oldukları, bu birimlerin olay yeri inceleme raporları, kaza tespit tutanakları, arama ve elkoyma tutanakları, tape çözümlemeleri, kriminal raporları vb tespitleri yargı birimlerince delil olarak kullanılmakta oldukları, ByLock programına ilişkin değerlendirme ve tespitlerde emniyet birimlerince tespit edilmiş benzer mahiyette delillerden olduğu ve mahkemece hükme esas alındığı,
ByLock kullanıcısı olmak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olmak için yeterli bir delil olmadığı, örgüt ancak ketumluğundan şüphe etmeyecek kadar güvendiği üyelerine bu programı yüklediği, başka bir deyişle ByLock yüklenmeye değer bulunmak gerekmekte olduğu, alalade bir örgüt mensubuna bu programın yüklenmeyeceği, tıpkı PKK terör örgütü yönünden kod isim verilecek kadar güvenilen ve örgütün gizli yapısına dahil olan kişinin örgüt üyesi kabul edileceğine dair yüksek mahkeme içtihatlarında da olduğu gibi, FETÖ/PDY terör örgütü yönünden de ByLock mesaj sistemine dahil edilecek kadar önem verilen kişinin örgüt üyesi olduğunun kabülü gerektiği,
... Katılım Bankası A.Ş.'nin cevabi yazısından; sanık ...'nın 24.08.2007 açılış tarihli, sanık ...'nün 21.04.2015 açılış tarihli Bank ... hesabının bulunduğu ancak 2013 Aralık- 2015 Mart tarihleri arasında örgüt elebaşının talimatından sonra hesaplarda artış yapılmadığı anlaşıldığı,
Dosya kapsamında tanık olarak beyanı alınan H.A., talimat mahkemesi huzurunda usulüne uygun olarak alınan ifadesinde ''ben daha önce 08.03.2018 tarihinde emniyette ayrıntılı beyanda bulunmuştum, bu beyanlarım doğrudur, aynen tekrar ediyorum, sanıklardan ...'ı tanırım, diğer sanığı tanımıyorum, ben polis memuruydum, sanık ... meslektaşımdır, 2006 yılında ben Konya iline geldim, sanık ...'ı 2006 yılından beri tanıyorum, aynı şubede çalışmıştık, aynı zamanda İsa komşum olurdu, ben lojmanda oturuyordum, İsa ise lojmanın yanındaki binada oturuyordu, 2011-2012 yılları arasında zaman zaman sadece Kur'an okumak amacıyla ayda bir toplanıyorduk, bu toplantıda ben, sanık ..., A.K., M.K. vardı, bazen de M.K. geliyordu, bu sohbetler FETÖ örgütü kapsamındaki sohbetler değildi, sadece arkadaşlarla aramızdaki arkadaşlık ilişkisini kuvvetlendirmeye yönelik ve maneviyatı güçlendirmeye yönelik sohbetlerdi, başımızda sohbet hocası yoktu, kendi halimizde oturup normal havadan sudan sohbet ediyorduk, Kur'an okuyorduk, bu sohbetler FETÖ örgütü kapsamındaki sohbetler olmadığı için himmet, burs, yardım vs. Adı altında para da toplanmıyordu, hiçbirimizin kod adı yoktu, siyasi içerikli konuşmalar yapmıyorduk, bu sohbetlerimiz az önce de dediğim gibi arkadaşlarımızla sıradan bir görüşmeydi, sanık ... sanıyorum 2012 yılında şark görevi için Konya'dan ayrıldı, kendisini bir daha görmedim, telefonla da görüşmedik, sanık ...'ın FETÖ örgütü kapsamında herhangi bir eylemine söylemine şahit olmadım, bilgim görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunduğu,
Dosya kapsamında tanık olarak beyanı alınan M.E., talimat mahkemesi huzurunda usulüne uygun olarak alınan ifadesinde ''Eşim S.E. polis memuru olup, şark görevi nedeniyle 2014 veya 2015 yılından beri Bitlis ilinde ikamet ediyorduk. Yaklaşık 3 yıl kadar öncede İstanbul iline tayinimiz çıktı ve İstanbul ilinde ikamet ediyoruz. Bitlis ilindeyken polis lojmanlarında kalıyorduk. Söz konusu lojmanda Sanıklar ... ve ...'da ikamet ediyordu. Ben Döndü'nün ismini ...olarak biliyordum. Kendisi biz taşındığımızda bizimle tanışma ve sohbetlere gelmemiz için sürekli ... binamıza geliyordu. Bir ... ben eşimle dışarı çıkarken ... ve ... arabayla lojmana geldiklerinde lojmanda karşılaştık. Eşim ve ... selamlaştı bende ...'ın eşiyle ilk kez orda selemlaştım ... kendisini bana ismini ...olduğunu belirterek tanıştık. Ben ...'ın eşinin isminin ... olduduğunu şuanda öğreniyorum. Sanık ...'ın davet etmiş olduğu sohbetlere hiç katılmadım. Daha sonradan öğrendiğim kadarıyla sohbetlere giden kişilerin eşleride FETÖ terör örgütü üyeliğinden ihraç oldular. Benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunduğu,
Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla mahkememize gönderilen 06.04.2018 tarihli Veri İnceleme Raporundan; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen suçlar soruşturma bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ... SD kartın incelenmesinde Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ üyeleri tarafından fişlendiği, personel hakkında örgüt mensubunun örgüte bağlılık derecesi, katıldığı örgütsel toplantı sayısı, örgüt evinde kalma durumu ve verdiği himmet miktarı, örgütten zaman içinde ayrılmış örgüt eski üyesinin bakışı, örgüte geri dönme potansiyeli varsa katıldığı örgütsel toplantı sayısı ve verdiği himmet miktarı, örgüt mensubu değilse örgüte bakış açısı, sosyal hayattaki tavrı, yaşam tarzı, örgüt mensubu olsun olmasın bazı personelin özel ve meslek hayatına ilişkin kişi özelinde hazırlanmış açıklamaların yer aldığı ve örgüt perspektifiyle çeşitli sistematik kodlar verildiğinin tespit edildiği, bu ...-SD kart üzerinde yapılan incelemede sanık ... hakkında derecesinin ''SAY'' olarak kodlandığı, SAY kodunun örgüt içerisindeki açıklamasının "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurunu ifade ettiği" ayrıca sanığın örgüte verdiği himmetin ''270 TL'', zümre başkanının ''Tarık'', öğretmeninin ''Fahri'' olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar sanık 06.04.2018 tarihli veri inceleme raporunu kabul etmemiş ise de örgüt ile bağlantısı olmayan bir kişinin örgüt tarafından...olarak kodlanmayacağı, bu nedenle veri inceleme raporu delil olarak kabul edildiği,
Tüm bu deliller ve gerekçelerden sanıklar tarafından ByLock programının kullanıldığı, sanık ...'nın örgütün sohbet adı altında düzenlenen toplantılarına katıldığı, örgüt tarafından...yani "FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memurunu ifade ettiği" şeklinde kodlandığı, örgüt içinde kendisinden sorumlu kişilerin bulunduğu, örgüte 270 TL himmet verdiği, sanık ...'nün örgüt içinde ...kod adını kullandığı, çevresindeki şahısları sohbet adı altında düzenlenen toplantılara çağırdığı anlaşılmakla sanıkların aksi yöndeki savunmalarına suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak inandırıcı bulunmadığından itibar edilmediği ve sanıkların silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile hiyerarşik bağ kurdukları, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek üye oldukları, bu suretle üzerlerine atılı suçu işledikleri hususunda sanıkların cezalandırılmasına yönelik vicdani kanaat hasıl olduğundan sanık ... yönünden verilen cezada alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden;
Sanık ... hakkında, sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine,
Sanık ... hakkında, hükmün gerekçesindeki sanığın cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine ilişkin bölüm ile hüküm fıkrasındaki temel cezanın belirlendiği bölümde yer alan 've teşdiden ceza tayin edilerek' ifadesinin çıkartılması, aynı bölümdeki '5 YIL 6 AY' ibaresi çıkartılarak yerine '5 YIL' ibaresinin, belirlenen temel cezada 3713 sayılı Yasa 5 inci maddesi gereğince artırım yapılan bölümde yer alan '7 YIL 15 AY' ibaresi çıkartılarak yerine '7 YIL 6 AY' ibaresinin, sanık hakkında TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı bölümde yer alan '6 YIL 10 AY 15 ...' ibaresi çıkartılarak yerine '6 YIL 3 AY' ifadesinin yazılması suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Kabul edilebilir bir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafii görevlendirilmeyen sanığa, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1,197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, ByLock kullandığını kabul etmeyen sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock "Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın istenmesi, dosyada mevcut CGNAT kayıtlarıyla karşılaştırması ve temyiz aşamasında gelen sanık hakkında teşhis ve anlatımları bulunan A.İ.Ö. ve H.D. isimli itirafçı beyanları ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması ve anılan kişilerin usulüne uygun olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belge ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2. Kabul ve uygulamaya göre de;

İlk Derece Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkumiyetine dair kararı hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1,2 inci madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek sanık hakkında duruşma açmaksızın dosya üzerinden verilen cezada indirim yapılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Sanık ... yönünden başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.12.2018 tarihli ve 2018/2335 Esas, 2018/810 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ve İsa müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.