Asıl davada davacılar ... ve diğerleri ve birleşen davada davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... aleyhine 09/01/2013 ve 12/11/2014 günlerinde verilen dilekçeler ile destekten yoksun kalma sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili ve asıl ve birleşen dosyada davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, işleteni davalı ..., sürücüsü davalı ... olan kamyonun kaza yapması neticesinde davacılar ... ve ...’ın babası ile ... ve ...’ın çocuğunun vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 56. hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu kazada, olay tarihi, olayın gelişim şekli, davalıların kusur durumları, olayda davacılar ... ve ...’ın babası ile ... ve ...’ın çocuğunun vefat etmesi ile birlikte yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi için kararın açıklanan nedenle bozulması gerekir.
Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine ve davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.