Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2017 tarih ve 2016/448 E. - 2017/438 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/09/2018 tarih ve 2018/272 E. - 2018/978 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2015/54141, 2010/48176,2015/75715 sayılı ve "NUCOS+ŞEKİL", "NUCOS+ŞEKİL", "NUCOS WİND'S SMELL" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MYNICOS” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2015/97671 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, bu nedenlerle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 2016-M-10641 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının itirazına mesnet markaları ile müvekkili başvuru arasında, görsel ve işitsel olarak iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında bir benzerliğin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğu yönündedosya kapsamında delil bulunmadığı gibi taraf markaları arasında aynılık/benzerlik tespit edilmediğinden 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi şartlarının gerçekleşmediği, yine başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete ait "MYNICOS" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "NUCOS" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi ve işaretler arasında benzerlik bulunmadığından davacının itirazına mesnet markaların tanınmış olmasının ve "NUCOS" ibaresinin davacının ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, davalı şirketin başvuruyu kötü niyetli olarak yaptığının ispatlanamadığı, markanın tescil edilmiş haliyle kullanılmamasının da başvurunun kötü niyetli olması sonucunu doğurmayacağı, şayet davalı tarafça marka tescilli olduğu biçimden farklı olarak kullanılıyorsa davacının yasal yollara başvurmasının tabii bulunduğu, başvurunun bir bütün olarak "MYNICOS" kelimesinden oluştuğu, başvuruyu hecelerine ayırarak iltibas değerlendirilmesi yapılamayacağından taraflar arasındaki önceki uyuşmazlıklarda, "NICOS" ibaresi ile "NUCOS" ibaresinin benzer görülmesinin de eldeki dava yönünden emsal oluşturmayacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı alınmasına, 14/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.