Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 131 ada 13 parsel sayılı 3.348,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 145 ada 1 parsel sayılı 21.558,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., 145 ada 2 parsel sayılı 14.425,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların emvali metruke ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 131 ada 13,145 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalılardan İkram Tapar, İdris Tapar ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazine vekili tarafından delil olarak dayanılan Arazi Tahrir Cetveli Defteri, ecrimisil ihbarnameleri, tapu tahrir kayıtlarına göre çekişmeli taşınmazların kaçak yitik kişilerden kaldığı ve emvali metruke Kanunları uyarınca Hazine'ye geçtiği, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmişse de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın tutunduğu emvali metruke kayıtları dosyada bulunduğu halde hangi kaydın çekişmeli taşınmazlardan hangisini kapsadığı davacı taraftan sorulmamış, yine yapılan keşifte mahalline uygulanmadan ve kaçak yitik kişilerden kaldığı iddia edilen taşınmazların mahalline uygunluğu tespit edilmeden hüküm kurulmuştur. Doğru sonuca ulaşmak için; mahkemece komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları yardımı ve fen bilirkişi aracılığıyla keşif yapılmalıdır. Taşınmazların başında yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı kayıtların kapsamı belirlenmeli, kayıtların zemine uygulanabilirliği ve uygulama kabiliyeti yerel bilirkişiler marifetiyle denetlenmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların sınırları ile kapsamını belirtir keşfi takibe imkan verir rapor ve harita düzenlettirilmelidir. Hazinenin dayandığı kayıtların çekişmeli taşınmazları kapsamadığının anlaşılması halinde taşınmazların kim ya da kimler tarafından kullanıldığı, kullanım süresi ve şekli, davalı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olup; kabule göre de kısa kararda çekişmeli taşınmazın ada ve parsel numarasının yazılmaması da isabetsizdir. Davalılar İkram, İdris ve ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bu parseller yönünden BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine, 09.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.