Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, 2007 yılı Aralık ayı içerisinde esnaf olup ekonomik olarak zor duruma düşmüş olan suçtan zarar gören ...'dan hamili olduğu, ortağı diğer suçtan zarar gören ... tarafından hamiline olarak keşide edilmiş 13.500 TL bedelli çeki alıp 10.500 TL ödeyerek "senet kırdırma" tabir edilen yöntemle tefecilik yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ve suçtan zarar görenlerin kovuşturma evresindeki anlatımlarında suça konu çekin kırdırılma tarihine ilişkin beyanda bulunmadıkları, soruşturma evresinde ...'ın sanığın iş yerine 2007 yılı Aralık ayı içerisinde gittiklerini, ...'nin ise 10/11/2007 keşide tarihli çekinin gününden önce ödendiğinden dükkanına geri geldiğini ve ortağı olan Gürtan'ın bu çeki kırdırdığını beyan ettikleri, suça konu çekin de 15/11/2007 tarihinde icraya konulduğu anlaşılmakla, suç tarihinin kesin olarak saptanamadığı, tefecilik suçunda suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, zamanaşımı, tekerrür ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının belirlenmesi açısından önemli olduğu nazara alınarak, sanık, suçtan zarar görenler ve tanık ... yeniden dinlenerek suç tarihinin kesin olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 03/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.