Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları....'ın davalılar ve dava dışı kişiler ile birlikte kayden paydaşı olduğu 111,166,172,184,196,199,209,228,241,266,270,360 parsel sayılı taşınmazların uzun yıllardır davalılar tarafından kullanıldığını, paylarına düşen miktarın kendilerine verilmediğini ileri sürerek, 2005-2009 yılları için fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 4.500,00 TL ecrmisilin tahsiline karar verilmesini istemişler ıslahla taleplerini 11.425,00 TL'ye yükseltmişlerdir.
Davalılar, intifadan men edilmediklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesince; “...taraflar arasında 07.11.2007 tarihli ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu, intifadan men koşulunun 07.11.2007 tarihinden sonraki dönemle ilgili gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, belirtilen tarihten itibaren intifadan men olgusunun varlığı kabul edilerek, ecrimisil hesabı yapılıp, belirlenecek miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edildiği...” hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... ile dahili davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. davalı ... ile dahili davalı ...'in temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 403.25.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.