Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/08/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem (trafik kazası) sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının sevk ve idaresindeki aracı park ettiği yerden geri manevra yaparak çıkarmaya çalıştığı esnada müvekkiline çarpması sebebiyle yaralandığını, davalının olayda tam kusurlu olduğunu belirterek yaralanmadan kaynaklanan manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 56. hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu kazada, olay tarihi, olayın gelişim şekli, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın bu yönü gözetilmediğinden bozulması gerekmiştir.
Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.