Sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davasının TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
I-Sanık ... hakkındaki düşme kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Kaçakçılık suçundan sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sahtecilik suçundan sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz incelemesine gelince;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı kanunun 24. maddesinde "Bu kanunun suç saydığı fiiller nedeniyle Türk Ceza Kanunu veya ceza öngören diğer kanunlarda yazılı cürümleri işleyenler hakkında içtima kuralı uygulanmaksızın her cürmün cezası ayrı ayrı hükmolunur." hükmü yer almaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4. maddesinin 5. fıkrasında ise “Bu Kanunda tanımlanan suçların ve kabahatlerin, belgede sahtecilik yapılarak işlenmesi halinde, ayrıca bu suçtan dolayı da cezaya hükmolunur." hükmü bulunmaktadır.
Buna göre, 5607 sayılı yasada tanımlanan suç veya kabahatlerin, belgede sahtecilik yapmak suretiyle işlenmesi halinde, fail hakkında hem 5607 sayılı yasa, hem de TCK.nun sahteciliğe ilişkin maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezaya hükmolunacağı hususu açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda; sanıklar hakkında sahte gümrük çıkış beyannamesini düzenleyip kullandıkları iddia olunması karşısında, sanıklara atılı "resmi belgede sahtecilik" suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki suçu oluşturacağı ve aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen zamanaşımı, süresine tabi olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.