SUÇTAN ZARAR GÖREN: Kırıkkale Valiliği İl ... Müdürlüğü
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Kırıkkale Valiliği İl ... Müdürlüğünün hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/718 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 500.00 TL ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.09.2021 tarihli ve 2016/78956 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daire' ye gönderilmiştir.
A.Sanığın temyiz sebepleri;
1.Savunmalarına itibar edilmeyerek hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2.Hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna,
3.Belirtilen nedenler ile kararın bozulması gerektiğine dair taleplerine ilişkindir.
B.03.03.2021 tarihli dilekçesi ile itiraz yasa yoluna başvuruda bulunduğu anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca incelenebilir bir temyiz talebi bulunduğu kabul edilen suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz sebepleri;
1.Suçtan zarar görmelerine karşın davadan haberdar edilmeden yargılamanın sonlandırılmasının Kanun'a aykırı olduğuna,
2.Vekalet ücreti bakımından kararın bozulması gerektiğine,
3. Re'sen tespit edilecek hususlarla hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.Kırıkkale Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 20.08.2013 tarihli ihbar yazısı ile S.S. Akçakavak Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri hakkında 01.01.2013 ile 30.06.2013 tarihleri arasında olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı belirtilerek suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Anılan yazı ekinde kooperatife ait genel kurul toplantı tutanağı ile ana sözleşme bulunmadığı gibi soruşturma ve kovuşturma aşamalarında da dosya içerisine alınmadığı görülmüştür.
3.Sanık savunmalarında, kooperatif ortaklarını toplayamamaları nedeni ile toplantı yapamadıklarını beyan etmiştir.
4.1163 sayılı Kanun'un 5983 sayılı Kanun ile değişik Ek 1 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılma talebinde bulunma hakkı olan ... Bakanlığının kovuşturma aşamasında davadan haberdar edilmediği, kararın sanık tarafından temyiz edilmesi sonrasından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2021 tarihli yazısı uyarınca çıkartılan tebligat ile davadan haber olduğu ve anılan Bakanlığın taşra teşkilatı olan Kırıkkale Valiliği İl ... Müdürlüğü tarafından kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Suçtan doğrudan zarar gören ... Bakanlığı 5271 sayılı Kanun' un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci cümlesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Kabule göre;
1.Kooperatife ait ana sözleşme ve karar defterleri ile suç tarihine kadar gerçekleştirilen genel kurul toplantı tutanakları celp edilerek, kooperatifin en son genel kurul tarihi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, suç tarihi itibarı ile sanığın yönetim kurulunda görevli olup olmadığı ile kooperatifin 1163 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca münfesih olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine ihbar dilekçesi ekinde yer alan temsilci talep yazıları ile yetinilerek eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2.1163 sayılı Kanunu’nun Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen adlî para cezasının alt sınırı 30 gün olmasına karşın, sanık hakkında tayin olunan temel cezada 10 gün adlî para cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
3.5237 sayılı Kanun' un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken taksitlerden birisinin süresinde ödenmediği takdirde kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine ve adlî para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğine karar verilerek infaz yetkisinin de kısıtlanması,
4.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun' un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun' un 75 ... maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun' un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, 7339 sayılı Kanun' un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.07.2013 yerine, 01.01.2013 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2014/718 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.