HÜKÜM:: 1) 23/10/2003 -30/12/2003 tarihleri arasında işlenen suçtan 213 213 sayılı yasasının 359/a-2,765 Sayılı TCK nun 59 mad.gereğince 5 AY HAPİS
2) 26/02/2004-24/09/2004 tarihleri arasında işlenen suçtan 213 sayılı yasasının 359/a-2 ve 765 Sayılı TCK nun 59 mad.gereğince 5 AY HAPİS,
3) 31/12/2003 t tarihleri arasında işlenen suçtan 213 sayılı yasasının 359/b-1,mad. 765 Sayılı TCK nun 59 mad.gereğince 15 AY HAPİS,
4) 31/12/2004 tarihleri arasında işlenen suçtan 213 sayılı yasasının 359/b-1,765 Sayılı TCK nun 59 mad.gereğince 15 AY HAPİS,

1-Sanığın 2003 ve 2004 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın aynı takvim yılı içerisinde farklı dönemlerde birden çok sahte fatura kullandığı anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı arttırıcı bir sebebin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre suç tarihinde yürürlülükte bulunan 213 ve 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu kabul eden mahkemenin takdirinde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın eksik soruşturma ve inceleme sonucu karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

2-Sanığın 2003 takvim yılında muhteviyatı itibari ile yanıltıcı fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “2003 takvim yılında muhteviyatı itibari ile yanıltıcı fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,

2-Sanığın 2004 takvim yılında muhteviyatı itibari ile yanıltıcı fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın eksik soruşturma ve inceleme sonucu karar verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. Maddesiyle değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359/a-2. maddesinde yapılan düzenleme nazara alınarak somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi