Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2015 tarihli ve 2012/334 Esas, 2015/564 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesi birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile bu hapis cezasının ertelenmesine ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2015 tarihli ve 2012/334 Esas, 2015/564 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/26339 Esas, 2017/28171 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli 2018/633 Esas, 2020/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 50 nci maddesi birinci fıkrası (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
1. Katılan ... elektronik eşya alım satımı işi ile uğraşıp yurt dışındaki firmalar ile yabancı dil bilmesi nedeni ile iletişim kurduğu, sanığın yurt dışında iş yapan bir firması bulunduğunu, katılanın kendisi ile çalışmasını, birlikte İngiltere'ye gideceklerini, katılana vize konusunda yardımcı olacağını belirterek buna inanan katılandan pasaportunu aldığı ve oluşturduğu güven ile yurt dışından ithal edilen elektronik eşyalar için KDV bedeli adı altında parça parça toplamda 10.000,00 TL para aldığı, ancak elektronik eşya getirmediği, katılandan aldığı parayı da geri vermediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık katılanla iş yaptıklarını ve malları teslim ettiğini beyan edip atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Dosya kapsamında dinlenen tanık Muhittin Özer katılanın beyanını doğrulamıştır.
4. Katılanın banka hesap dökümleri dosya arasına alınmıştır.
5. 04.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda katılanın sanığın hesabına toplam 5.020,00 TL para gönderdiği tespit olunmuştur.
6. 06.09.2018 tarihli uzlaştırma raporunda tarafların uzlaşamadıkları belirtilmiş, rapor dosya arasına alınmıştır.
7. Mahkeme sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine hükmetmiştir.
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve uzlaştırma sırasında geçen süre boyunca zamanaşımının durduruğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın katılanı yurt dışında götüreceği birlikte iş yapacaklarına inandırıp peyderpey 10.000,00 TL almış olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmamış olması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2018/633 Esas, 2020/1123 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2020 tarihli ve 2018/633 Esas, 2020/1123 Karar sayılı kararında eleştiri dışında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.