Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında doğru yazılmasına rağmen, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocuk ...'ın adının “...” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, CMK'nın 185. maddesinde 18 yaşını doldurmamış sanıkların duruşmalarının kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı belirtilmiş olup, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın duruşmalar sırasında ve karar tarihinde 18 yaşını doldurmamış oldukları anlaşılmakla, 08.12.2010,05.01.2011 ve kararın açıklandığı 23.02.2011 tarihli duruşmaların kapalı yerine açık yapılması, giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
I- Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak yapılan incelemede;
Katılana ait çiftliğin arkasında açıkta bulunan ve fanlar ile motorlar arasındaki bağlantıda kullanılan elektrik kablolarının çalınması şeklindeki eylemin TCK'nın 142/1-e maddesi kapsamında kaldığı halde aynı Yasanın 141/1. maddesi gereğince uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında teşebbüs hükmünün uygulanması sonucunda belirlenen cezanın “9 ay” yerine “19 ay” olarak yazılması, sonraki indirim maddesinin uygulanması sonrasında belirlenen sonuç cezanın doğru olması karşısında mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ...'ın ve sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerle ilgili olarak yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi'nin, 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinin iptaline ilişkin 2006/65-2009/114 sayılı kararının yürürlük tarihi olan 07.10.2010 tarihi ile 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddenin yürürlük tarihi olan 14.04.2011 tarihleri arasında gerek doğrudan hükmolunan gerekse de hapis cezasından çevrilen tüm adli para cezalarının -miktarına bakılmaksızın- temyizi kabil olduğunun anlaşılması karşısında, karar tarihi olan 23.02.2011 itibariyle suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan neticeten hükmolunan 1.320 TL adli para cezası temyizi kabil kararlardan olduğundan, tebliğnamede yer alan ve suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezalarının miktar itibariyle kesin olduğuna değinen düşünce benimsenmemiştir.
Suça konu elektrik kablolarını bulunduğu yerden ayırarak götürmek için kabloların kesilmesinin zorunlu oluşu nedeniyle suça sürüklenen çocukların ve sanığın zarar vermek kastıyla hareket etmediklerinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması ve eylemlerinin suça konu eşyanın mülkiyetine yönelik olması karşısında; mala zarar verme suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ...'ın ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.