Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel Mahkemece “ Ferrari markası suça konu ürünlerde tescilli olmadığı için bu markanın giyim eşyası bakımından tescilsiz olduğu ve marka hakkının ihlali suçunun oluşmadığı” şeklindeki gerekçe ile CMK’nin 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmişse de;
Suç tarihi itibariyle, suça konu ayakkabılar üzerinde kullanılan markaların, katılan şirket adına 25. emtia sınıfında tescili bulunup bulunmadığı hususunun Türk Patent ve Marka Kurumundan araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken; yalnızca katılan vekilinin şikayet dilekçesi ekinde sunduğu marka tescil belgeleri esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.