HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktarları itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Geyve Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca dava açılmıştır.

2. Geyve Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında mağdure ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b), (f) bentleri ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'ya karşı aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında mağdure ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b), (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 4 ay 24 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'ya karşı aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 4 ay 24 ... hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsadereye karar verilmiştir.

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 06.01.2020 kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri;

1. Mağdure ...'ın cebir ve tehdit olmaksızın araca bindirilmesinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak nitelendirilemeyeceğine,

2. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,

3. Mağdure beyanı ile tanık anlatımlarının çeliştiğine,

4. Şüpheden sanıkların yararlanacağına,

5. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

6. Mağdure ...'ın kendi rızasıyla araca bindiğine,

7. Mağdur ...'ya yönelik iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,

8. Zincirleme suç hükümlerinin tartışılması gerektiğine,

9. Sanık ... ile arasında husumet bulunan mağdure ...'ın soyut beyanı ile hüküm kurulamayacağına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre,

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Dava konusu olay; mağdure ... ile bir dönem arkadaşlık yapan sanık ...'nın, mağdurenin, diğer mağdur ... ile aralarında ... ilişkisi olduğunu öğrenmesi üzerine, olay gecesi mağdure ...'ı konuşma bahanesiyle aracına aldığı, okul bahçesine götürerek tokat atmak suretiyle darp ettiği, telefonla mağdur ...'nın yerini öğrenerek, diğer sanık ... ile birlikte onu da cebirle araca bindirdikleri, mağdurları ilçede bulunan top sahasına götürdükleri, tehdit ettikleri, sanıkların yakınları tarafından mağdur ...'nın hastaneye, mağdure ...'ın evine götürülmesiyle olayın sonlandığı iddiasına ilişkindir.

2. Geyve Devlet Hastanesinin 04.10.2017 tarihli raporunda, mağdur ...'nın mevcut yaralanmalarının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu belirtilmiştir.

3. 11.10.2017 tarihli CD inceleme tutanağına göre, mağdur ...'nın, sanıkların yakınları tarafından hastaneye getirildiği anlaşılmıştır.

4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16.10.2017 tarihli rapora göre, olay yerinden elde edilen iki adet ses fişeği kovanının, sanık ...'nın evinde yapılan aramada ele geçirilen kurusıkı tabancadan atılmış olduğu anlaşılmıştır.

5. Sanık ...'nın ikamet adresinde yapılan aramada suça konu Zoraki Mod 914 marka/model kurusıkı tabanca ele geçirilmiştir.

6. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 09.11.2017 tarihli raporunda, mağdurenin tişörtünden elde edilen kan lekelerinin, mağdur ...'nın DNA'sı ile uyumlu olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

1.Tüm dosya kapsamından, mağdure ...'ın konuşma bahanesiyle sanık ... tarafından araca bindirildiği, sonrasında sanığın mağdure üzerinde baskı kurmaya başladığı, mağdureyi götürmüş olduğu okul bahçesinde darp ettiği, mağdure ...'ın eyleme daha sonra iştirak eden sanık ...'nın aracına bindirildiği, sanıkların bulunduğu yeri öğrendikleri mağdur ...'yı döverek araca aldıkları, mağdurları götürdükleri top sahasında zorla tutmaya devam ettikleri, kaçmaya çalışan mağdur ...'nın arkasından kurusıkı tabanca ile ... etmek suretiyle kaçmasına engel oldukları anlaşılmakla, sanıkların her bir mağdura karşı ayrı ayrı, onları hürriyetlerinden yoksun kılmaya matuf hareketlerde bulundukları gözetildiğinde, sanıklar müdafinin zincirleme suç hükümlerinin tartışılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiştir.
Mağdure ...'ın aşamalardaki beyanları, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, ev arama ve CD inceleme tutanakları, adli muayene ve DNA inceleme raporları ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.01.2020 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Geyve Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.