SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2015 tarihli ve 2015/23931 Soruşturma, 2015/9568 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143; konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1; mala zarar verme suçundan 151/1; 53 ve 5271 sayılı Kanun'un 325. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/157 Esas, 2016/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 35/2, ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

b. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

c. Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve gözaltında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

1. Hükümde çelişkili beyanlar bulunduğuna, katılan beyanı ile tutanağın örtüşmediğine, sanığın üzerinde tornavida ve televizyon bulunmadığına, gerçeğe aykırı tutanak düzenlendiğine,

2. Mala zarar verme suçu açısından hangi malın ne şekilde zarar gördüğünün gerekçeli kararda açıkça belirtilmediğine, kapının üzerindeki çiziklerin sanık tarafından yapılmış olmasından bahisle hüküm kurulmasının kabul edilemez olduğuna, mala zarar verme suçu açısından dayandırılabilen herhangi bir delil olmadığından cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri;

1. Atılı suçları işlemediğine,

2. Gerçekleştiğini iddia ettikleri olayın zamanının gündüz vakti olduğuna, olaya ilişkin kamera görüntüleri bulunduğuna ve incelenmesi gerektiğine,
İlişkindir.

1. Mahkemece, katılan ...'in Osmanağa Mh. Çuhadarağa Sk. No: 7 D: 1 Kadıköy adresinde ikameti bulunduğu, suç tarihi olan 15.02.2015 günü gece saat 20: 30 sıralarında kolluk görevlileri önleyici kolluk görevi ifa ettikleri sırada Rasimpaşa Mahallesi Cuhadarağa Sokak No: 7 adresinin önünde sanık ...'in siyah renkli plazma televizyonu ticari taksiye bindirmek üzere olduğunun görüldüğü, sanığın polis aracını görmesi üzerine şüpheli ve heyecanlı hareketler
sergilediği, kolluk görevlilerinin sanığın yanına gittikleri, televizyonu nereden aldığının sorulduğu, sanığın çelişkili cevaplar vermesi üzerine sanık ve televizyon kolluk görevlilerince muhafaza altına alınmak istendiği sırada katılan ...'in sanığın elinde bulunan plazma televizyonu gördüğü, sanığın elindeki televizyonun Osmanağa Mh. Çuhadarağa Sk. No: 7 D: 1 adresindeki kendisine ait televizyon olduğunu beyan ettiği, tespit edilerek hüküm kurulmuştur.

2. Kolluk tarafından 15.02.2015 tarihinde tanzim olunan "Tutanak"ta; 15.02.2015 günü gece saat 20: 30 sıralarında kolluk görevlileri ring görevi ifa ettikleri sırada sanığın televizyon ile yakalandığı, katılanın yanına gelerek televizyonun kendisine ait olduğunu beyan ettiği, sanığın yapılan kaba üst aramasında tornavida ve kalem fener bulunduğu, katılana ait ikametinin giriş kapısının çelik kapı olduğu, daire giriş kapasının anahtar göbek kısımlarına yakın kapı çerçevelerinde çizik ve eziklerin bulunduğu, duvarda bulunan televizyon ünitesinin boş olduğu, televizyon bağlantı soketlerinin yerde dağınık vaziyette olduğu, belirtilmiştir.

3. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.

4. Katılanın, evinin bulunduğu sokaktaki kafede çay içerken sanığı ikametinin henüz önündeyken elinde kendi televizyonunu taşırken görmesi üzerine bağırdığı ve taksiye binme imkânı olmadan sanığa çevredekilerle müdahale ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.

1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; her ne kadar sanık atılı suçlamaları kabul etmemiş ve sanık müdafii de tutanağın gerçeğe aykırı düzenlendiğini savunmuş ise de, tüm dava dosyası kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen tutanağa ve mahkeme aşamasında tutanak altında imzası bulunan tanık kolluk görevlisi Ç.Y'nin tutanak içeriğini doğrulayan beyanlarına, tutanakta katılan ve sanığın da imzasının bulunmasına, ayrıca katılanın mahkeme huzurunda da ikametinin önünden kendisine ait olan televizyonu alıp taksiye binmeye çalışan kişinin sanık olduğunu belirtmesine göre, eylemler sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararları kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık müdafiinin mala zarar verme suçunun oluşmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden; Kolluk tarafından 15.02.2015 tarihinde tanzim olunan "Tutanak"ta daire giriş kapasının anahtar göbek kısımlarına yakın kapı çerçevelerinde çizik ve eziklerin bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanığın eylemin gündüz vakti gerçekleştiğine dair ve kamera görüntülerinin incelenmesi gerektiğine dair temyiz sebepleri yönünden; Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen tutanakta sanığın suça konu televizyon ile saat 20.30 sıralarında yakalandığının belirtildiği, olay anını gösteren kamera kaydı olmadığına dair 19.02.2015 tarihli tutanak bulunduğu, katılanın da sanığı ikametinin önünde televizyonu ile taksiye binmeye çalışırken müdahale ettiği ve o esnada polislerin tesadüfen geldiğini beyan ettiği, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde gece vaktinin saat 18.42’den itibaren başladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının gece sayılan zaman diliminde işlendiği dikkate alındığında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/157 Esas, 2016/318 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.