Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.12.2013 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.05.2016 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğinden beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Dava konusu olay, İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/58 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada, sanığın, soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde katılanın yanında bulunan kadınlara yönelik "60 ar milyon verin kadınları alın" demesine ve parayı vermesine rağmen aralarında tartışma çıktığını beyan etmesi üzerine, katılan hakkında İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/288 Esas sayılı dosyasında bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan dava açıldığı ancak kesin ve inandırıcı delil olmadığından katılanın atılı suçtan beraat ettiği bu nedenle katılana karşı iftira suçunu işlediğine ilişkindir.

2. UYAP ortamında yapılan araştırmada, İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.04.2013 tarih ve 2012/58 Esas, 2013/101 Karar sayılı kararıyla sanık ...'ın yaralama suçundan mahkumiyetine ve katılan sanık olarak ...'nin yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.

3. İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2013 tarih ve 2012/288 Esas, 2013/130 Karar sayılı dosyasında görülen davada ise, tanık olarak dinlenen L.G.'nin alınan beyanında, ...'nin, mağdur ... Soğancıoğlu'nu erkeklere para karşılığı pazarladığını duyduğunu, böyle şeylerin konuşulduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.

1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.

2. Somut olayda; kasten yaralama suçundan yapılan soruşturma sırasında şüpheli sıfatı ile ifade veren sanığın, katılana, mağdur ile birlikte olmak için para vermesine rağmen aralarında tartışma çıktığı şeklindeki beyanlarının soruşturma yapılmasını sağlamaya yönelik olmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ayrıca İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/288 Esas sayılı dosyasında görülen davada katılan hakkında inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden beraat kararı verildiği bu nedenle iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İnebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.